Mayıs 15, 2021 18:46 Europe/Istanbul

Covid-19 hastalığı dünyanın birçok ülkesinde can almaya devam edip, birçok ülkede aşı bulunmazken, Amerika gibi ülkelerin korona aşısını istiflemesi, tek taraflılık ve ilaç terörizmi politikasının bir sembolüdür. Bu bağlamda Çin dışişleri bakanlığı sözcüsü Hua Çuning yaptığı açıklamada, “Amerikalılar dünya nüfusunun yalnızca yüzde 4'ünü oluştururken, hükümet tüm korona aşılarının yaklaşık dörtte birini stokladı.” dedi.

Yayınlanan raporlara göre, 330 milyonluk bir nüfusa sahip olan Amerika, dünya nüfusunun yalnızca yüzde dördünü oluştururken, Dünyada mevcut olan tüm aşıların dörtte birini yani 206 milyon doz aşı satın almıştır.
Çinli yetkilinin belirttiğine göre Amerikalı yetkililer ya “öncelikle Amerika” siyasetinin izlemesi veya ülke içinde aşı dağıtımına öncelik verilmesi gerektiğine inanıyorlar. Bu bağlamda, Amerika aşı hammaddelerinin ihracatına bile kısıtlamalar getirmiştir.
Afrika ve Latin Amerika başta olmak üzere dünyadaki birçok ülke Covid-19 salgını ile boğuşurken aşıya erişimi bir yana yeterli tıbbi teçhizatlara bile ulaşamıyorlar.
Bu durum, Hindistan'daki şiddetli korona salgını nedei ile daha da kötüleşti zira Hindistan, bu kıtanın ihtiyaç duyduğu aşının bir kısmını sağlaması gerekiyordu ama şimdi bizzat aşıya ve yardıma ihtiyacı var.
Bu bağlamda Kanada basınından “journa de Montreal” şöyle yazdı:
Birçok Afrika ülkesi, Hindistan'da üretilen ve yoksul ülkelerin  eşit erişimi için COVAX aşılama programı kapsamında dağıtılmasını bekleyen Astraznka aşısını bekliyorlar fakat Hindistan, ülkedeki yeni korona dalgasına karşı aşı ihracatını ertelediğini açıkladı.”
Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri Başkanı John Nekengasung  bu kıtanın Kovid 10 aşısı açısından çıkmazda olduğunu ve bu konunun diğer kıtalardaki aşılama çalışmalarını etkileyebileceğini belirtiyor.
Bu arada Dünya Sağlık Örgütü (WHO), korona aşısının fakir ülkelerde hala mevcut olmadığını bir raporda doğrularken, zengin ülkelerin ilgisizliği ve pasifliği nedeniyle aşı dağıtımında süregelen adaletsizlik konusunda uyarıda bulundu.
Aslında Amerika ve bazı Avrupa ülkeleri, fazla aşıya sahip olmalarına rağmen işbirliği yapmaya ve korona aşısını ihraç etmeye istekli değiller. Onlar kendi ülkelerinde aşılama programını  geliştirirken ihtiyaç duyduklarının kaç katı kadar aşı istiflemiş ve Dünya Sağlık Örgütü ile işbirliği yapmaya veya daha zayıf ülkelere yardım etmeye istekli değiller. Tabi ki bu ülkeleirn başında da Amerika geliyor, zira nüfusunun birkaç katı kadar aşı satın almıştır.
Aslında Amerikalı yetkililerin işbirliği ve insan haklarına saygı konusundaki tüm iddialarına ve sloganlarına rağmen pratikte kendi tek yanlı siyasetlerine devam ediyor ve kendi vatandaşlarını aşılamasına rağmen fazla aşıyı ne ihraç ediyor ve ne de üretim formülünü diğer ülkeler ile paylaşıyor.
Yoksullukla mücadele kampanya raporunun sonuçlarına göre Amerika, Avrupa Birliği, İngiltere, Avustralya, Kanada ve Japonya halihazırda üç milyardan fazla korona aşısı depolamışlar ki bu rakam, onların nüfusundan çok daha fazladır. 
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki bu aşılama açığı artık üzücü ve rahatsız edici bir gerçek haline gelmiştir.
Uluslararası Af Örgütü başkanı "Agnes Kalamar" bu konuda yaptığı açıklamada, “Zengin ülkeler, Covid-19 aşılarını istifleyerek küresel dayanışmanın en temel testini geçemedikleri halde Çin ve diğer ülkeler, insan haklarını baltalamak için koronavirüsü kullanmakla suçlanıyor” dedi. 
Dünyanın tüm ülkelerinden, özellikle de zengin ülkelerden Covid-19 tedavisi ve aşısı için yapılan tüm küresel işbirliği çağrılarına rağmen görünen o ki korona aşısı Amerikalı yetkililer için bir araç haline gelmiştir, böylece aşıları istifleyerek ülkeler arasındaki ayırım ve terörizmi yayarak kendi çıkarlarını sağlamaya çalışıyorlar./
 

Etiketler