Temmuz 27, 2021 18:40 Europe/Istanbul
  • Tunus'ta Darbeyi Aratmayan Olaylar

Darbeyi aratmayan bir girişim çerçevesinde Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said Pazar akşamı başbakan Hişam El Meşişi'yi görevden uzaklaştırıp kabineyi, parlamentoyu ve temsilcilerin dokunulmazlığını lağvetti ve yürütme erkini yeni bir başbakan yardımı ile yöneteceğini belirtti. Bu girişim son onyılda Tunus'ta anayasaya karşı en büyük adım sayılır. Anayasaya göre yürütme gücü cumhurbaşkanı, başbakan ve parlamento arasında paylaşılmalıdır.

 Bu gelişme, 2011 yılında  dönem Cumhurbaşkanı Bin Ali'nin  devrilmesine yol açan Tunus halkının hareketinin  ve siyasi krizinin  ardından en büyük  gelişme sayılır.  Tunus cumhurbaşkanının bu girişimi, ufacık bir Kuzey Afrika ülkesi olan Tunus'taki aylarca devam eden siyasi gerilimin sonucudur.  Buna rağmen  Tunus cumhurbaşkanının darbeyi aratmayacak bu girişimine yönelik eleştiriler artmaktadır. 

Bu bağlamda Tunus el-Nehze Hareketi başkan yardımcısı Ali El Arid şöyle bir açıklamada bulundu: " Tunus cumhurbaşkanı tarafından açıklanan kararlar, devlet kurum ve kuruluşları, anayasa ve devrimci Tunus halkına karşı bir darbedir. "

Görünen o ki Tunus sokakları  Kays Said'in darbeyi aratmayacak girişimlerinin karşıtları ve  yandaşlarının  karşı karşıya gelme arenasına dönüşecektir. 

Tunus cumhurbaşkanı  anayasaya karşı olan bu aniden aldığı girişiminin nedenini  koronavirüs pandemisinin kötü yönetilmesi ve de ekonomik koşulların kötüye gitmesi  olarak açıkladı. 

Buna rağmen  unutulmamalıdır ki Tunus uzun süredir  bakanların seçimi hususunda anlaşamayan başbakan ve cumhurbaşkanı ihtilafını yaşamaktadır. Sonuçta ülkede iki üst düzey makam arasında uzun bir maraton ve gerginlik süreci devam etmiştir.  

Son günlerde  ise  Tunus'un farklı bölgelerinde insanlar  koronavirüs ile mücadeledeki kötü hükümet yönetimi ve zor geçim koşulları yüzünden sokaklarda protesto gösterileri düzenlenmişti. 

Tunus cumhurbaşkanı ise  gençlerin yoksulluk sebebiyle  ülkede kaos yaratmamaya çalışmaları hususunda uyarılarda bulunmuştu. 

 Tunus'taki siyasi gerilimler devam etse de koronavirüs pandemisi dolayısı ile ülkedeki ekonomik koşullar kötüye gitmekte ve sürekli olarak yoksulluk ve  işsizlik oranı da artmaktadır. 

 Bu koşullar yüzünden Tunus halkının birçoğu da siyasi sorunlara aldırmadan  sırf ekonomik ve sosyal zorluklardan dolayı sokaklara inmelerine yol açmıştır. 

 

Binlerce Tunuslu gösterici  son günlerde emniyet güçleri ile çatışmış ve  yöneticiler ve iktidar partisine karşı sloganlar atarak parlamentonun feshedilmesini istemişti. 

Tunus meslekler birliği de bir kaç ay önce  hükümetin  dağılma ve gerilim sürecini kontrol etmek ve sonlandırmak yönündeki etkili adımlarının atılmadığı bir sırada ekonomik ve sosyal durumun daha da kötüye gitmesi hususunda ciddi uyarılarda bulundu.  Gerçekte Tunus'ta 2011  halk hareketinin  üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen  bu ülkede hala siyasi bir istikrar sağlanamamıştır.  Tam tersi bu ülke halkının demokratik, ekonomik, sosyal ve siyasal istekleri ve talepleri  ihtilaflar yüzünden gözardı edilmiştir. 

 Şimdi de Tunus hükümetinin ülkenin ekonomik koşullarını iyileştirmedeki zayıf performansı ve koronavirüs ile etkin mücadeledeki başarısızlığı  cumhurbaşkanı Kays Said'in kabineyi lağvetmesine ve parlamentoyu askıya alınması bahanesine dönüşmüştür.   Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, erklerin bağımsızlığı ilkesini gözardı ederek başbakanı da devre dışı bırakıp parlamentoyu  kapatarak pratikte ordunun da desteği ile iktidarı tamamen ele geçirmeye çalışmıştır. 

Buna rağmen gelecek günlerde  Kays Said'in bu girişimine karşı geniş çaplı gösterilerin düzenleneceği, ülke genelindeki siyasi gerilimlerin iyice artacağı ve kaotik durumun insanları daha da  zorlayacağı söylenebilir. 

Etiketler