Şubat 08, 2020 07:07 Europe/Istanbul

İranlı film yapımcılarının yepyeni filmleri bu festivalde sergilenip jüri ve halkın yargısına sunulmaktadır. Bu çerçevede biz de sizlere bu festival ile ilgili özel bir program hazırladık.

1 Şubat günü, İran'da İslam İnkılabı zaferinin eşiğindeki törenler ve kutlamaların başladığı gün olsa da, ülke çapında her yılın önemli sanatsal ve kültürel olayların da başlangıcı sayılır.  Öyle etkinlikler ki tüm alanlarda gerçekleştirilir ve İran'da İslam İnkılabı ardından yaşanılan toplumsal ve siyasal değişimler vasıtası ile ortaya çıkan sanat hayatındaki değişimler ve yeniliklere de sahne olur. 

Bu çerçevede, film festivalleri, tiyatro, görsel sanatlar, şiir ve edebiyat, müzik ve yazılı eserleri tanıtma etkinlikleri düzenlenir. Bunların ortak yanı ise her alanın  en yeni sanatsal ve kültürel eserlerinin tanıtılması ve halkın beğenisine sunulması ve sonunda da seçkin eserlerin tanıtılmasıdır. 

Doğal olarak son kırk yılı aşkın süre içerisinde bu etkinlikler, sanatın gelişmesine ve genel olarak da sanatın nicelik ve nitelik bakımından seviye arttırmasına neden olmuştur. Bu çerçevede Fecr Film Festivali de kademeli olarak tamamlanmış bir süreç olarak İran'ın kültür ve sanat alanında önemli bir yer kapsamıştır.    

Fecr Film Festivali belki de İran'ın en heyecanlı ve coşkulu sanat etkinliklerinden olup her yılın kış mevsiminin ortalarında tam bir hararet ile hayata geçirilir. Bu dönemde sinema salonları tamamen değişikliğe uğrar. Şimdi de bu festivalin 38'inci dönemi İran'da düzenlenmektedir. Cumartesi gününden itibaren yeni İranlı filmler sinema salonlarının ekranlarında sahnelenmiş ve meraklıları sinema salonlarına getirmiştir. 

Fecr Film Festivali'nin sekreterliğinin bilgilerine göre bu festivale yaklaşık yüz film kayıt yapmıştır. Bunların 22'si Simurg Sevdası dalında, 10'u kısa film, 10'u belgesel ve 10'u da ilk yönetmenlik dalında yarışmaya dahil olmuşlardır. 

Bu çerçevede bu sene Fecr Film Festivali açılış töreni olmadan işe başladı ve bunun yerine İranlı sinemacılar toplumsal sorumlulukları doğrultusunda Sistan ve Beluçistan selzedelerine yardım adına bu bölgelere yardımlar toplayıp gönderdiler. 

Bu sene, peş peşe 5'inci yıl olarak Fecr Film Festivali'ne katılan filmler, bu festivalin devam ettiğsırada ülke çapındaki sinemalarda da sergilendi. Tüm eyaletlerin yanı sıra, Kışm Serbest Bölgesi, Aras Serbest Bölgesi ve Ervend Serbest Bölgesinin sinemalarında da bu filmler gösterime girdi. 

Her yıl İran sinemasında " Yeni Bakış " adı altında filmler gösterime girer. Bu filmler Fecr Film Festivalinin seçkin filmleri arasında yer alan filmlerdir. Halihazırda 30 yıla yakın süredir yeni fikirlerle yeni film yapımcıları ve yönetmenleri bu alana ayak basmış ve kısa metrajlı ve belgesel yapımcılığı ile yeteneklerini gözler önüne sermişlerdir. 

Tanınmış İranlı yönetmen ve Fecr Film Festivali seçkin jüri üyesi  Homayun Es'adiyan şöyle diyor: "  İsimlere odaklanmıyorum. Son bir kaç yılda, müthiş işler tanınmış ve ünlü isimler tarafından değil hep gençler ve yeniler tarafından yapılmıştır. Benim için de sinemadaki yeni kuşağın bu kadar sinemayı iyi tanımaları lezzet vericidir. Onlar sinema bilimine sahip olup muhataplar ile iyi ilişki kurmuşlardır. Bence mevcut büyük genç kuşak dalgası ile yine onlar başarılara imza atacaklar. "

Bu tanınmış İranlı yönetmenin sözlerinden Fecr Film Festivali'nin bu döneminde gençlerin sinemanın generalleri yanında yer aldığını anlamak mümkün. Öyle generaller ki uzun yıllardır film yapımcılığı alanında faaliyet göstermişler ve öyle gençler ki kendi enerji, yaratıcılık ve estetik yeteneklerini sergilemek için Fecr Film Festival'ine katılmışlardır. 

Bu sanatkarların varlığı coşkulu ve ilgi çekici bir festivalin düzenleneceğinin habercisidir. Bu festival, çeşitliliği ile, talipleri ve katılımcıları ile bu kez de olağanüstü bir etkinlik olmuştur. Bu festivale tanınan isimlerin de katılmasından dolayı sinema gişeleri önündeki kuyruklar da dikkat çekicidir. Bu isimler arasında Mesud Kimiyayi, İbrahim Hatemi Kiya, Peyman Kasım Hani ve benzeri isimler görülmektedir. 

Kısa metrajlı filmler dalı ise festivalin bir başka önemli bölümlerindendir. Bu dal, aslında ilk kez film yapan isimlerin eserlerinin tezgahı sayılır. Fecr Film Festivali  kısa film ve belgeselciliğe verilen hizmet sayılır. Çünkü zaten bu iki alanda yıllık olarak özel festivaller de düzenlenir. 

Belgesel dalının yapı, içerik ve değer açısından  İran'ın kurgu dalından önde olduğu söylenebilir. Son yıllarda ise belgeselcilik göz alıcı bir şekilde gelişmiş ve film yapımcıları da bu alana odaklanmışlardır. Fecr Film Festivali'nde kısa film ve belgesel filmlerinin varlığının bu film türlerini, uzun metrajlı ve sinema filmleri gölgesinden kurtaracağı umut edilmektedir. Böylece kendilerine has izleyicileri ve seyircileri de artar ve farklı alanlarda daha iyi bir şekilde parlamaya başlarlar.

İran Sinema Müzesi ise İslam İnkılabı zafer yıldönümü eşiğinde  38'inci Fecr Film Festivali'nin düzenlendiği sırada 12 ila 22 Behmen tarihlerinde İran filmleri ve sineması meraklılarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu çerçevede sinemanın emekli isimleri festivalin filmlerini izlemeye çağrıldı,  Veliasr caddesinden Müze'ye dek yol üzerinde sinema sergileri düzenlendi ve sinema kapasitelerinden yararlanmak hedefi ile radyo ve televizyon programlarının hazırlanması için medya organları iş birliği yapmaya çağrıldı. Son 37 dönemde en iyi filmler ile ilgili posterlerin hazırlanması ve de sinema kitapları sergisinin düzenlenmesi de başka etkinliklerdendi. 

Tahran'ın Kuzeyinde bulunan Firdevs bahçesinin Güney bölümünde ise Muhammed Rıza Şah Kacar döneminde yapılan tarihi bir mekan vardır. Bu bina şimdi de İran'ın sinema müzesi olarak hizmet vermektedir. Bu binada, sinematograf, sinemafirdevs ve sinema uygarlık isimli üç sinema salonu, Fecr Film Festivali filmlerini sergilemektedir. 

Dünyada zulümle mücadele  ve adalettaleplik örneği ve efsane ismi olan İran'ın milli komutanı Korgeneral Hac Kasım Süleymani'nin şehadetinin ardından Fecr Film Festivali de bu büyük komutanın hatırı için " Korgeneral Kasım Süleymani büstünü  cihat ve direniş içerikli en iyi filme verecektir. 

Fecr Film Festivali'nin bu dönemdeki etkinliklerinden biri de Simurg Sevdası dalı filmlerinin görme ve işitme engelliler için de sergilenmesidir. Bu festival, her daim son yıllarda, farklı dallarda, sinema muhabirleri, eleştirmenler ve benzeri kitleler için imkanlar hazırlamaktadır. Bu arada görme ve işitme engelliler için de her daim imkanlar sunulmuştur. 

İslam İnkılabı zaferi üzerinden 41 yıl geçmiş ve Irak Baas Rejiminin dayattığı savaş da yirmi yılı aşkın süredir geride bırakılmıştır. Bu dönemde Fecr Film Festivali ülkenin en önemli sinema tezgahı olarak hala kutsal savunma, direniş ve inkılap ile ilgili filmlerin yapımına sahne olmuştur. 

 

Fecr Film Festivali'ne katılan filmlerin listesine bakıldığında isimlerinden kutsal savunma yıllarına ait oldukları tahmin edilen iki belgesel ve iki kurgu filmi vardır.  " Savaş Bayrakları Arasında " ve " Abadan, 11-60 " filmleri bu eserler arasındadır. 

Savaş Bayrakları Arasında filmi Muhsin İslamzade tarafından yapılmış ve IŞİD'in Afganistan'daki varlığına odaklanmıştır. Daha önce " Taliban arasında tek başına " isimli belgeseli yapan Muhsin İslamzade yeni eseri ile ilgili bunun için Taliban'ın onayı ile bölgelerine gittiğini ve IŞİD'in bölgelerinde de bulunabildiğini söyledi. Bu film yapımcısı savaşı iki açıdan anlatmaya çalışmıştır. 

Fecr Film Festivaline katılan kutsal savunma yıllarını hatırlatan bir başka film de Abadan 11-60'tır. Bu film, Irak Baas Rejiminin İran'a dayattığı savaşa ve Abadan halkının savaşın ilk yıllarında gösterdikleri cesaret örneklerine odaklanmıştır. 

Bu iki filmin yanı sıra başka eserler de kutsal savunma yıllarına, direnişe ve İslam İnkılabının yakın yıllardaki gelişmelerine odaklandı.  Tarihi-siyasi filmler janrı arasında yer alan "Sivil Polis" bu filmlerdendir. Bu filmde İslam İnkılabının baş gösterdiği onyıl ve İran'ın  komünist parti faaliyetleri ele alınmıştır. 

Çağdaş tarihe değinen başka filmler arasında da Muhammed Hüseyin Mehdeviyan yönetmenliğindeki " Ceviz Ağacı"na değinmek mümkün.  Bu filmde, Baasçılar ve Saddam Rejiminin İran'ın Batı'sındaki Serdeşt kentine yönelik kimyasal saldırıları konu edinmiştir. Bu cinayet 28 Haziran 1987'de yaşandı. Bu olayda 130 kişi hayatını kaybetti ve 8 bin kişi de yaralandı. Bu olayın etkileri ise günümüze dek devam etmektedir. 

Sinemanın ünlü isimlerinden Said Melekan yönetmenliğinde yapılan ilk film " sıfır günü " de İran'ın çağdaş bir olayını anlatan başka bir filmdir. Bilindiği üzere Abdülmalik Rigi İran'ın Güney Doğu bölgelerinde cinayet işleyen Batı'nın himayesi altında olan bir teröristti. Rigi, mahkemede cinayetlerinden dolayı idam cezasına çarptırıldı. Sıfır Günü filmi de onun hikayesinin bazı kesitlerini anlatmaktadır. 

Muhammed Habibi Mansur yönetmenliğindeki " Hanımefendi" belgeseli de  Fecr Film Festivali'nin başka bariz örneklerindendir. Bu belgesel, Ahvaz kentinin tanınmış ve etkin kadın isimlerinden olan İsmet Ahmediyan'ın hayati ile ilgilidir. Bu kadın ve aile bireyleri farklı şekillerle savaş ile ilişkili olmuşlardır. 

 Tahran Kısa Film Festivalinde seyirciler tarafından en iyi film seçilen Muhammed Rıza Mesbah yönetmenliğindeki " Sokak" filmi de Fecr Festivaline katıldı. Bu film ise kutsal savunma yılları ve gazilerin hayatına aşk penceresinden bakmıştır. 

38'inci Fecr Film Festivali, 22 Behmen günü seçkin isimlerin tanıtılması ve kristal Simurg'un verilmesi ile sona erecektir. 

Etiketler

Görüşler