Temmuz 28, 2020 16:33 Europe/Istanbul

Bu bölümde bu belgenin ekonomik ve siyasi açıdan önemini ele almaya çalışacağız.

Geçen bölümde de sözünü ettiğimiz gibi  İran ve Çin'in 25 yıllık kapsamlı işbirliği belgesinin  en önemli bölümü  ekonomik ve yatırımcılık alanlarındaki  işbirliklerin geliştirilmesi ile ilgili olmuştur. İran ve Çin'in iki antik ülke olarak ilişkilerinin 2500 yıllık mazisi vardır. Şimdi ise Çin, İran'ın en büyük ekonomik ve ticari ortağı sayılır. 

Çin'in İran'ın en büyük ekonomik ve ticari ortağı olması demek  İran ekonomisinin  Çin ekonomisi ile yapısal bağlara sahip olması demektir.  Bu koşullar altında iki ülke 25 yıllık kapsamlı işbirliği belgesini hazırlamışlardır. Çin dışişleri bakanlığı üst düzey uzmanı Pang Sen'e göre bu ülke  İran ile enerji ve ticaret gibi farklı alanlarda şeffaf, aleni ve normal ilişkilere sahiptir.  Bu işbirlikleri ise ne Çin'in uluslararası taahhütlerine ne de  Güvenlik Konseyi kararlarına ters düşecek şekilde değildir.  İki ülkenin milli çıkarlarına da zarar vermiyor. Bu yüzden bu işbirlikleri korunmalıdır. 

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin söylediğine göre İran ve Çin işbirliği belgesinin en önemli bölümlerinden biri de  İran'ın   Çin'in "Bir Kuşak Bir Yol" gibi dev projelerde rol alması için  temel projeler ve altyapı geliştirme projelerinin  yapılmasındaki katılımının sağlanmasıdır.   Bu çerçevede  ülkelerin daha ucuz ve daha kolay transit amacı ile uluslararası koridorlara erişiminin rekabete dönüşmesinden dolayı sırf İran için değil  ticari mallarını  Orta Asya ve Hint Okyanusuna taşımak isteyen tüm ülkeler için  çok önemlidir.  Çünkü İran  bağlantı köprüsü olarak  bölgesel piyasaları birbirine bağlayabilir. 

Bu yüzden kuşkusuz  İran'ın stratejik konumu Çin tarafından da iyice kavranmıştır. Tahran ise  siyaset belirleme, ulaşımı kolaylaştırma, serbest ticaret, mali yakınlaşma ve birleşme ve de  halklar arasında bağ kurma gibi beş açıdan Çin'in Bir Kuşak Bir Yol projesine katkıda bulunabilir. 

İran ve Çin'in 25 yıllık kapsamlı işbirliği belgesinin ikinci ekonomik önemi ise enerji ve petrokimya alanlarında yatırımcılık yapılmasıdır.  Enerji alanında İran ve Çin bir anlamda  karşılıklı bağlı olma durumundadırlar.  Çin ciddi şekilde İran'ın petrol piyasalarına bağlıdır ve Tahran da  petrol ve doğalgaz alanında dış yatırımcılığa ihtiyacı vardır. 

Amerika başkanı  Donald Trump'ın  Çin'e karşı başlattığı ticari savaş yüzünden  Washington ve ortaklarının Çin'i petrol yaptırımlarına tâbi tutması da muhtemeldir. Bu yüzden Çin hükümeti yıllar öncesinden uzak ufukları çerçevesinde enerji piyasalarını çeşitlendirmeyi düşünmüştür. 

Çin'in enerji ortakları da sayılan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fars Bölgesindeki Arap petrol zengini ülkeler olarak Amerika sultası altında oldukları yüzünden  Pekin'e karşı ekonomik ve ticari baskıların artması sonucu  Amerika siyasetlerini izleyerek Çin'i petrol yaptırımlarına tabi tutması da muhtemeldir.  Bu yüzden Pekin  uzak görüşü ile  Amerika sultasından uzak olan İran İslam Cumhuriyeti ile istikrarlı ve emin bir şekilde işbirliği yapmak istiyor.  Bu çerçevede Pekin  Amerika ekseninden uzak bir şekilde Çin ve İran'ın istikrarlı işbirliği için zemin hazırlamak istiyor. 

İran ve Çin  ortak ticaret odası başkanı Mecid Reza Hariri ise  Çin ve Amerika arasındaki ekonomik gerilimlerin  İran ve Çin arasındaki siyasi ilişkileri etkilemeyeceğini belirtirken ancak Amerika yaptırımlarının İran'ın tüm dünya ile ticari ilişkilerine etki yapacağını söyledi. 

İran ve Çin'in 25 yıllık  kapsamlı işbirliği belgesinin  ekonomik ve mali açıdan üçüncü önemli özelliği ise   ekonomik ve ticari ilişkilerde ve alış verişlerde doların sultasından kurtulmak için  döviz anlaşmalarıdır.  Çin  bu çerçevede 86 ülke ile doların ticari alım ve satışlardaki sultasından kurtulmak için ikili anlaşmalar imzalamıştır.  Bu doğrultuda Çin hükümeti  Petro-Yuan'ı Petro-Dolar'ın alternatifi olarak Şanghay borsasında tanıtmıştır.  Bu yüzden  İran ve Çin arasında ikili parasal anlaşmalar da  iki ülkenin doların sultasından kurtulmasına yol açabilir. 

İran ve Çin'in 25 yıllık kapsamlı işbirliği belgesinde mali açıdan önem taşıyan dördüncü husus ise  küresel mali alana olan stratejik bakıştır.  Çin, küresel finans alanında  Asya  Altyapı Gelişme Bankasını, İpek Yolu Finans Fonu, BRİCS rezerv fonlarını kurarak, Yuan'ın  Uluslararası Para Fonu'ndaki payını arttırarak  önemli adımlar atmıştır. Bu yüzden   İran ve Çin arasında  finans işbirliklerine yönelik stratejik bakış iki tarafın da küresel finans işlemlerindeki rolünü pekiştirebilir. 

İran ve Çin'in 25 yıllık kapsamlı işbirliği belgesinin taşıdığı önemli hususlardan beşincisi de  İran ve Çin'in  teknoloji ve altyapı alanlarına odaklanmalarıdır.   Amerika'nın İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik yaptırımlarına rağmen  bu belge uzun vadeli olarak Çin'den İran'a teknoloji aktarımını sağlayabilir.  Çoğu uzmanlar İran ve Çin'in  görece avantaj ilkesine esasen  bu alanda çok iyi işler yapabileceklerini düşünüyorlar. 

İranlı uzman ve Çin'e ihracat alanında uzmanlaşan Emir Hüseyin Adelcu ise bu hususta  İranlı ihracatçıların Batı Asya'ya daha yakın bir kültüre sahip Çin'in Kuzey eyaletlerinden işlerini başlayabileceklerini söylüyor.  Bu uzmana göre  İran ürünlerinin Çin'de satılması için bir çok zemin ve etken mevcuttur. 

Finans ve ekonomi açısından öneminin yanı sıra 25 yıllık İran ve Çin  kapsamlı işbirliği belgesi  siyasi ve güvenlik açıdan da çok önemli bir anlaşma sayılır.   Bu belgenin nihai olarak onaylanması halinde İran İslam Cumhuriyeti  dünyanın en büyük ikinci ekonomisi ve geniş çaplı ticari ve güvenlik ve finans şebekelerine sahip bir ülke ile  anlaşma sağlamış olacaktır.  İran, güvenlik düzenlerde etkili varlık gösterme gibi stratejik bölgesel hedefleri çerçevesinde  büyük güçler ile işbirliğine özel önem ayırmıştır. 

Kuşkusuz  her ülke için küresel çapta stratejik bir ortağa sahip olması kaçınılmazdır.  Bu yüzden  İran ve Çin'in 25 yıllık  kapsamlı işbirliği belgesi çerçevesinde de İran ve Çin, karşılıklı saygı çerçevesinde   deniz alanında da korsanlar ile mücadele, terörizm ile mücadele, gemiciliği destekleme, insan kaçakçılığı ve uyuşturucu ticareti ile mücadelede işbirliği yapıp  stratejik ortaklık yapabilirler.  İran ayrıca   Asya Altyapı Yatırım Bankası'nın da kurucu ülkelerinden olup Çin'in Bir Kuşak Bir Yol projesini de desteklemektedir. 

İran ve Çin'in  uluslararası alandaki stratejik siyasetlerinden biri de  çok kutuplu düzeni desteklemek ve  Amerika'nın tek taraflı siyasetlerine karşı çıkmaktır.  Tahran ve Pekin   stratejik koalisyonları ile  Batı'nın  ekonomik, siyasi ve askeri alanlardaki baskılarını etkisiz hale getirebilecekleri hususunda hemfikirler.  İran ve Çin uluslararası düzende gücün dağılımından yana olup hep çok taraflılığa vurgu yapıyorlar.  Her iki ülke de  stratejik ilişkilerin sağlanması için  ortak stratejik çıkarlar, tehditler ve menfaatler çerçevesinde çalışılması zaruretini biliyor. Bu açıdan İran ve Çin,  Amerika diye bir tehdit ve sorun ile baş etmeye çalışıyorlar. 

Çin, Amerika'nın tek yanlı baskıları ve girişimleri özellikle de son aylarda  İran'a yönelik  Güvenlik Konseyi yöneticiler konseyi kararlı üzerinden baskıları ile mücadele etmek doğrultusunda  ciddi adımlar atmıştır. Bu çerçevede Çin dışişleri bakanı da BMT Genel Sekreterine mektup yazarak Pekin'in İran'a yönelik silah yaptırımlarına karşı olduğunu belirtmiştir.  İran Çin'in toprak bütünlüğüne ve üniterliğine vurgu yaparak  bu ülkenin içişlerine her türlü dış müdahaleyi  kınamıştır. 

Çin  uluslararası düzende  gerçek düzeni kurma ve kendi konumunu finans, üretim, güvenlik ve bilim alanlarında güçlendirmek doğrultusundaki kimi hedeflerini gerçekleştirmek için diğer ülkeler ile özellikle de İran İslam Cumhuriyeti gibi önemli ülkeler ile  stratejik işbirlikleri yapmak zorundadır.  Bu çerçevede 25 yıllık İran ve Çin kapsamlı işbirliği belgesi de  kazan-kazan ilkesi çerçevesinde her iki ülkenin çıkarlarını koruma altına almasının yanı sıra  Amerika'nın tek taraflı siyasetlerinin de zayıflamasına neden olacak ve sonuçta küresel çok taraflılığı  geliştirecektir. 

Her halükarda ise İran ve Çin ilişkileri son kırk yılda hep gelişmiştir. Tahran ve Pekin   tüm alanlarda bu ilişkileri karşılıklı saygı çerçevesinde derinleştirmeye ve pekiştirmeye çalışmışlardır. Bu yüzden   25 yıllık kapsamlı işbirliği anlaşmasının sağlanması yönündeki yaklaşımları, iki ülke arasındaki ilişkilerinin  ufkunu daha da aydınlatmakta ve bir yandan da  bölgesel ve küresel meselelerde etkili güçlerin ilişkilerini de geliştirmek ve pekiştirmektedir.   Mevcut dönemde ülkelerin tek başına ekonomik ve siyasi ihtiyaçları ve taleplerini karşılaması da mümkün değildir. Bu açıdan bu işbirlikleri stratejik öneme sahiptir. 

Etiketler

Görüşler