Mart 25, 2021 08:53 Europe/Istanbul

İranlı seçkin yazar Seyyid Mehdi Şucai “Baba, Aşk ve Oğul” adlı eserinde şöyle yazıyor: Bazen Hüseyin’le Ali Ekber arasındaki ilişki, sadece bir Baba Oğul ilişkisi olmadığını düşünüyorum. Bu ilişki bir Bahçıvanla yaratılışın en güzel çiçeği ile ilişkisidir.

Bugün kameri 11 Şaban 1442, hş. 5 Ferverdin 1400 günü, İmam Hüseyin’in -s- sevgili oğlu Hz. Ali Ekber’in -s- veladet yıldönümüdür. Bu gün İran takviminde Gençler Günü olarak adlandırılmıştır.

Hz. Ali Ekber -s- yiğitlik, şeref ve fazilette emsalsiz olan pak ve ihlaslı gençlerin en güzel örneğidir. Hz. Ali Ekber’den -s- çok takvalı,  zahid, abid, güzel huylu, güzel yüzlü ve çok iyi ahlakı olan bir genç olarak söz edilmektedir. Bu seçkin genç, şeref ve onur hanedanı, yani Ehl-i Beyt’in seçkin üyesi ve İmam Hüseyin’in -s- baş oğludur. Annesi Leyla, büyük Sakif hanedanından ve büyük babası Urva bin Mesut Sakafi, hanedanın büyüğüdür. Urva, Sakafi hanedanından İslam'ı benimseyen ve Müslüman olan ilk fertti ve aşireti tarafından şehit edildi.

Hz. Ali Ekber -s- böyle bir soyun mirasçısı olarak en güzel ahlaki özellikleri miras olarak kazanıyor ve İmam Hüseyin -s- gibi büyük bir insan tarafından yetiştirilerek gençlik çağında mertlik, takva, edep, iyi ahlak ve velayete bağlılığın abidesi oluyor ve hayatının en güzel dönemini, yani gençlerini İslam dinini koruma uğruna feda ediyor.

Biz de Hz. Ali Ekber’in -s- veladet yıldönümü Nevruz günlerine denk gelmesi dolayısıyla sizler için özel bir program hazırladık.

 

Hz. Ali Ekber -s- imamet evinde doğan ve velayet ve şerefin eteğinde yetişen bir gençtir. Ali Ekber kameri 11 Şaban 33’te Medine kentinde dünyaya geldi ve babası İmam Hüseyin -s- ve annesi Leyla’nın gözetiminde en şayeste biçimde yetişti. Kuşkusuz ailevi asalet, terbiye, ilim ve fazilet öğrenmek, her insanın kişiliğini oluşturan bileşenlerdir. Bu etkenler Ali Ekber’in en güzel insani sıfatlara kavuşmasına vesile oldu. Sonuçta o hazretin huyu ve davranışları, hareketleri, edep ve metaneti en ala derecede şekillendi ve ay gibi parlayan yüzü her daim parlıyordu.

Dr. İmadzade “ Hz. Ali Ekber’in -s- Hayatı” adlı kitapta şöyle yazıyor:

Ali Ekber’i gayret, şecaat, ilim ve faziletin en bariz mazharı ve peygamberin -s- ahlak ve kerametini baştan başa yansıtan bir ayna gibi anlatmışlardır.

Görgü tanıkları da tarihi kitaplarda Hz. Ali Ekber -s- hakkında şöyle yazıyor: Ali Ekber’in -s- davranışları ve huyu akıllarda Allah Resulü’nün -s- davranışlarını ve huyunu çağrıştırıyordu.

Demek ki İmam Hüseyin’in -s- şu cümlesine de şaşırmamak gerekir:

Ehl-i Beyt fertleri ne zaman Allah Resulü’nü -s- özleyecek olursa Ali Ekber’in yüzüne bakardı.

Hz. Ali Ekber -s-, davranışlarında erdem ve fazilet nuru belli olan bir gençti, öyle ki hatta en sıkı düşmanlar o hazretin iyi ahlakını ve parlak faziletlerini itiraf ediyordu. Bir gün Ehl-i Beyt’in -s- en sıkı düşmanlardın biri olan Muaviye çevresindekilere, sizce benden sonra Müslümanların hilafet tahtına oturmaya kim daha layıktır, diye sordu. Orada bulunanların her biri bir adı dile getirdi. Ardından Muaviye’nin kendisi şöyle dedi: Bence en layık kişi, Ali bin Hüseyin, yani Ali Ekber’dir; zira Haşimoğullarının cesaretine sahiptir ve Sakif’in oturumudur ve Emeviler kadar cömerttir.

Aslında Emeviler asla cömert değildi ve Muaviye’nin sözlerinin bu bölümü kendi hanedanını övmeye yönelikti.

Her halükarda kesin olan şey, dost düşman, herkesin itiraf ettiği üzere Hz. Ali Ekber’in seçkin kişiliğe sahip olduğu ve ismet ve iffet, ahlak ve hoşgörü, takva ve züht ve metanet ve edep gibi tüm seçkin sıfatları bir arada toplamış olmasıydı.

Ehl-i Beyt -s- fertleri o hazretin iyi ahlakı ve şefkatli kişiliğine aşıktı; öyle ki Aşura günü onunla vedalaşma sırasında kız kardeşleri, halası Hz. Zeyneb -s- ve diğer mahremleri çevresini sarmış, ondan bir türlü kopamıyordu. Nitekim tarih, Hz. Ali Ekber’in -s- Ehl-i Beyt -s- fertleri ile vedalaşmasını çok zor ve çok coşkulu geçtiğini anlatıyor.

Öte yandan Hz. Ali Ekber -s- ile sevgili babası İmam Hüseyin -s- arasında hakim olan edep ve saygı çerçevesinde sevgi dolu ilişki de Ehl-i Beyt -s- fertleri arasında ailevi ilişkilerin en güzel örneklerinden biridir.

Hz. Ali Ekber -s- Aşura günü savaş meydanına gitmek üzereyken birden babası İmam Hüseyin -s- şöyle diyor: Oğlum, biraz yavaş adım at, acele ile gitme.

Aslında İmam -s- böylece biraz daha fazla şayeste evladının cemalini seyretmek istiyor. Ama yine de İmam Hüseyin’in -s- yüreği, oğlu Ali Ekber’in -s- en kötü insanlara doğru ilerlerken sabırsız ve takatsızdır. O sırada İmam -s- Allah tealaya yönelerek şöyle der:

Rabbim, sen şahit ol, bu zalim kavme doğru zahir, ahlak, söz ve davranışta senin peygamberine en çok benzeyen bir genç gidiyor. Biz ne zaman Resulullah’a özleyecek olursak, ona bakardık.

İranlı seçkin yazar Seyyid Mehdi Şucai “Baba, Aşk ve Oğul” adlı eserinde şöyle yazıyor:

Bazen Hüseyin’le Ali Ekber arasındaki ilişki, sadece bir Baba Oğul ilişkisi olmadığını düşünüyorum. Bu ilişki bir Bahçıvanla yaratılışın en güzel çiçeği ile ilişkisidir.

Bir kez daha yaratılış aleminin en güzel çiçeği ve en faziletli genci Hz. Ali Ekber’in -s- veladet yıldönümünü kutluyoruz.

Gençlik, ilkbahar mevsimi gibidir. Ömür treni, yolun sonunda ve son istasyonda onurlu ve huzurlu bir şekilde varabilmek için gençlik istasyonunda birçok şeye ihtiyacı bulunuyor. Her insan gençlik çağında ilerletici saiklere, güdümlü seçimlere, yüksek çabaya, ilim öğrenme yolunda emek harcamaya, maharet elde etme saiklerine ve cismi gücünü geliştirmeye ihtiyacı vardır. Genç insan birçok potansiyele sahiptir. Genç insan yılmaz ve çalışkandır ve büyük emekleri ile büyük başarılara imza atabilir. Gençlik çağı aynı zamanda Allah teala ile irtibat kurmak ve maneviyat kazanmak için de en iyi fırsattır. İmam Cafer Sadık -s- ibadetin gençlerin üzerindeki tesiri hakkında şöyle buyurur:

Genç Müslüman Kur'an'ı Kerim okuduğu zaman, okudukları kanı ve eti ile bütünleşir ve Allah teala onu seçkin peygamberleri ile aynı seviyeye yerleştirir ve Allah bizzat kıyamet gününde onu savunur.

Toplumlar da gençlerine dayanır ve genç nüfusa sahip olmak toplumlar için büyük bir imtiyazdır. Hal böyleyken, eğer gençler bilim ve teknoloji, tıp ve eczacılık, tarım ve besicilik ve diğer alanlar gibi çeşitli alanlarda gerekli uzmanlıklara sahip olursa, o toplum ilerleme yoluna adım atar. Yine toplumlarda çeşitli konuların şekillenmesinde de gençler her zaman etkili rol ifa eder. Ancak bu süreçte gençler siyasi grupların ve kanatların onları yanlış yola saptırmalarına özen göstermelidir. Bu arada kendi kendini yetiştiren gençler daha çok değer kazanır. İslam dinine göre, gençler ilmi uzmanlık kazanmanın yanı sıra kendilerini manevi açıdan da geliştirmeleri ve günah ve fesattan uzak durmaları gerekir

Öte yandan genç kuşağı önemsemek ve gelişmeleri için gerekli imkanları temin etmek, devletlerin görevidir. Nitekim uzman gençlerden kader belirleyici işlerde yararlanmak birçok olumlu sonucu olabilir. Ama maalesef birçok toplumda büyük sorumluluklar genellikle yaşça büyük olan insanların omuzu üzerindedir; oysa büyüklerin deneyimlerinin yanında gençlerin gücü birçok sorunu çözebilir

İslam Peygamberi -s- sadece sözde değil, amelde de gençlere değer verir ve önemli işleri onlara emanet ederdi. Örneğin Mekke fethinden sonra 21 yaşında olan bir genci kentin valisi ve hükümdarı olarak atadı ve o gencin bu mevki için herkesten daha çok şayeste olduğunu vurguladı. Allah Resulü -s- Mekke halkı ve özellikle önde gelen büyüklerinden işlerde ona uymalarını ve hatta onun arkasında namaz kılmalarını istedi.

Allah Resulü -s- bir vecizesinde toplumları yönetenlere ve deneyimli insanlara şöyle buyuruyor:

Gençler için meclislerinizde yer açın ve onlara yeni işleri öğretin; zira bu kesim sizin yerinize geçecek ve yeni meselelerle uğraşacaktır.

İmam Ali -s- de şöyle buyuruyor:

Bir işte istişareye ihtiyaç duyduğunuz zaman ilkin gençlere başvurun; zira onların daha keskin zekası ve daha hızlı tahminleri vardır. Ardından sonucu büyüklere ve yaşlılara aktarın ki takip etsinler ve sonunu değerlendirerek daha iyi olan yolu seçsinler; zira onlara daha deneyimlidir.

Bir kez daha Hz. Ali Ekber’in -s- veladet yıldönümünü ve Gençler Günü’nü kutluyoruz.