Mayıs 23, 2021 16:29 Europe/Istanbul

Programımızın 2. bölümünde, İran'daki seçimlerin denetimi, gerçekleşmesi ve ilgili kurumları ile alakalı konuşacağız.

Ülkelerin anayasalarında  seçimleri denetleme hususu, farklı şekillerde gerçekleşiyor.  Temel haklar kaynaklarında da  seçimlerin denetlenmesi zarureti ve  bu denetimin anayasa çerçevesine kurallara uygun olarak yapılmasına vurgu yapılmıştır. Bunun gerçekleşmesi için  iki yöntem  önerilmiştir. İlk yöntem, adli denetim ve ikinci yöntem de adli olmayan yöntemdir. 

 İran İslam Cumhuriyeti'nde seçimleri denetlemek için adli olmayan yöntem kullanılmaktadır.  Bu bağlamda  yasama ve seçimlere denetim süreci  "Anayasayı Koruma Konseyi" adı ile bilinen adli olmayan bir kuruma bırakılmıştır. İran İslam Cumhuriyeti anayasasının  91'inci ilkesinde, şu açıklamalara yer verilmiştir: "İslami hükümlerin ve anayasanın korunması, İslami Şura Meclisinin kararlarının  anayasaya aykırı olmaması açısından,  Anayasayı Koruma Konseyi oluşturulmalıdır."

 Bu bağlamda  Anayasayı koruma  görevleri arasından "yasamayı denetleme, anayasayı yorumlama ve seçimleri denetleme" olmak üzere üçü özel öneme sahiptir.

Anayasada  yer alan ilkelere dayalı olarak,  "cumhurbaşkanlığı seçimlerini denetleme sorumluluğu anayasanın  99'uncu ilkesine göre Anayasayı Koruma Konseyi'ne aittir."

Hukuki açıdan,  seçimleri denetlemekten kastedilen,  denetçi kurumun seçimlerin sağlığını ve doğruluğunu korumak için  yaptığı girişimlerin toplamıdır. 

Anayasayı Koruma Konseyi'nin  cumhurbaşkanlığı seçimlerine denetimi hususundaki yasanın ikinci maddesinde de şu ifadelere yer verilmiştir: "  Merkezi Denetim Heyeti,  tüm seçim aşamalarını, seçim taraflarını ve içişleri bakanlığının ve  icra komitelerinin girişimlerini  ve de seçimlerin sağlığı ile ilgili her şeyi denetleyecektir.

Buna ilaveten  aynı yasanın  7'inci maddesinde de şu ifadelere yer verilmektedir: "Anayasayı koruma konseyi, ihlal tespit ettiğinde, nedenini belirterek, ülke genelindeki seçimleri veya bazı bölgelerdeki sonuçları iptal edip veya seçim sürecini durdurabilir.  Bunu da medya aracılığı ile açıklayabilir.  Anayasayı koruma konseyinin bu yöndeki görüşü kesin ve uygulanması zorunludur.  Başka hiçbir merci, seçimleri iptal etmek veya durdurmak hakkına sahip değildir."  

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 8'inci maddesinde de şu ifadeler yer almaktadır: "Cumhurbaşkanlığı seçimlerini denetlemek,  Anayasayı Koruma Konseyi sorumluluğudur.  Bu denetim, topyekun bir denetim olup  seçimlerin tüm aşamalarını ve tüm boyutlarını kapsamaktadır.”

Bu yasaların yanı sıra  Koruma Konseyinin Anayasanın 99'uncu maddesini yorumlaması da şöyledir: "Anayasanın 99'uncu ilkesinde sözü geçen denetim şekli, keyfidir ve seçimlerin tüm aşamalarını, özellikle de adayların onaylanması veya reddedilmesini kapsamaktadır."

Bu maddelerde açıklanan görevler ise, Anayasayı Koruma Konseyinde bir araya gelen  fakihler ve hukukçular tarafından yerine getirilmelidir.  Bu bağlamda Koruma Konseyinin 12 üyesi vardır.  Üyelerin her biri 6 yıllık bir dönem için seçilirler.   Koruma Konseyinin  üyelerinin yarısı fakihlerden ve yarısı da hukukçulardan oluşmaktadır.  Dönemin ihtiyaçlarına ve meselelerine aşina olan 6 kadar adil ve bilgin fakih  koruma konseyinde bulunmaktalar. Fakihler İran İslam inkılabı lideri tarafından seçilirler.

Fakihlerin anayasayı koruma konseyine üyeliğinin  şartları arasında  fıkıh, adalet ve  dönemin şartları ve meselelerine aşina olma özelliklerine sahip olmak yer almaktadır.    Hukukun farklı dallarında uzmanlaşan 6 Müslüman hukukçu ise adli erk tarafından  İran İslami Şura Meclisine  tanıtılır ardından meclisin güvenoyu ile  Anayasayı Koruma Konseyine üye olur.

 Tabii  genel, dakik ve geniş çaplı olarak seçimleri denetlemek için  özel araçlara ve yetkilere de ihtiyaç duyulmaktadır.  Sonuçta anayasayı koruma konseyinin 12 üyesinin tek başına bu ağır görevi yerine getirmesi mümkün olmayacaktır.

 Bu bağlamda Anayasayı Koruma Konseyi denetim heyetleri aracılığı ile seçimlere denetim görevini yerine getirmektedir.

 Merkezi Denetim Heyeti, İl Denetim Heyetleri ve Seçim Havzası Denetim Heyetleri, Anayasayı koruma konseyinin  seçimlere denetimi sürecinde  önemli üç aracıdır.

Bu nedenle İslam Cumhuriyeti Anayasası, adayların onaylanması ve reddedilmesi dahil seçim sürecinin tüm aşamalarını denetleme yetkisini Anayasayı Koruma Konseyi'ne bırakmıştır.  Bu gözetim ve denetim, seçim sürecini doğru ve yasalara uygun bir şekilde yürütmek amaçlıdır. Bu da yasal  denetim anlamına gelir ve sonuçta seçmen haklarının korunmasına yol açar.Ancak bazıları, Anayasayı Koruma Konseyi denetim ilkelerinin demokratik olmadığını ve yalnızca İran anayasasında var olduğu bir kurum olduğu konusunda şüphe uyandırmaya başladı ve bu yanlış iddia ile Koruma Konseyi'nin seçim sürecindeki denetim rolünü çarpıtmaya çalıştı. Böylece algı yaratmak  ve insanları seçimlere katılmaktan caydırmaktır istediler. Ancak Demokratik bir yapıya sahip diğer ülkelerde bu konseye benzer kurumlar bulunmaktadır.  Bu gerçeğe rağmen; İran'da herhangi bir seçimde; İran'daki seçimlerde izleme ve denetleme mekanizmalarının biçimi yabancılar tarafından medyatik konu haline getirildi. Medyanın ve bazı Batılı siyaset ve haber çevrelerinin bu konudaki görüşü genellikle "algı yaratmaya ve gerçekleri çarpıtmaya dayanmaktadır.

Bu mesele öyle lanse ediliyor ki, insanlar sadece İran'da seçimlerin izlendiği ve adayların kalifiye olduğunu düşünür.  Halbuki diğer ülkelerdeki seçimlerin de bu tür kıstasları ve  kısıtlamaları söz konusudur.  Bu bağlamda diğer ülkelerin anayasalarında geçerli olan hükümlere bakıldığında gündeme bu kıstasların gerçek olduğu görülmektedir. Seçim sistemi olan ülkelerde seçimleri izlemek ve denetlemek için tasarlanan mekanizmalar gösteriyor ki seçimlerin denetimi seçimlerin sağlığını korumakta da kilit rol oynamaktadır.

Çoğu ülkede, seçimleri izlemek ve denetlemek için yasal merciler bulunmaktadır.  Günümüzde tüm ülkelerde ve seçim sistemlerinde;  seçim sonuçlarını  doğrulamak, adayları onaylamak veya diskalifiye etmek, ayrıca seçim yöneticilerinden adayların şikayet ve itirazlarını ele almak için belli ilkeler ve merciler bulunmaktadır.  Aslında denetleme konusu sadece İran'la sınırlı değil ve hemen hemen tüm ülkelerde seçimi ve seçim yasalarının uygulamasını izleyen kurumlar var.

İran İslam Cumhuriyeti'nde "Anayasayı Koruma Konseyi", Türkiye'de "Anayasa Mahkemesi", " Mısır'da Denetim Mahkemesi, Fransa'da Yüksek Adalet Mahkemesi,  Almanya'da Anayasa Konseyi, Amerika Birleşik Devletleri'nde Temsilciler Meclisi ve Senato, İngiltere'de Avam Kamarası ve Rusya'da Anayasa Mahkemesi seçimlerin izlenmesinde ve denetlenmesinde rol oynayan kurumlardırBu nedenle, İran Anayasayı Koruma Konseyi'ne benzer şekilde, diğer ülkelerde, görevi seçimlerin doğruluğunu ve sağlığını denetlemek ve izlemek olan konsey veya mahkeme adı verilen kurumlar vardır.   Diğer bir deyişle, diğer ülkelerde düzenleyici bir organın varlığına kesin gözle bakılması lazım. Farklı ülkelerde sadece bu kurumların şekli ve adı farklıdır, bu da ülkelerin siyasi-hukuki yapısına bağlıdır. Aslında,  seçimleri denetleme ve düzenleme organının bulunmaması , yalnızca  anayasal hakları ve seçim sistemlerine ilişkin farkındalık eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Dünyadaki birçok demokraside seçimler Anayasa Mahkemesi tarafından izlenmektedir. Bu bağlamda Avusturya ve Filipinler gibi ülkelerden bahsedebiliriz. Avusturya'da, üyeleri Ulusal Meclis ve Federal Konsey tarafından da onaylanan Kabinenin tavsiyesi ve başkanlık kararnamesiyle seçilen Anayasa Mahkemesi üyeleri seçimin geçerliliğini ve düzenlenmesini denetler.

İki meclisli bir sisteme sahip olan Filipinler'de de, iki parlamentonun her birinin kendine has anayasa mahkemesi vardır. Her mahkeme 9 kişiden oluşur. Yüksek Mahkemeden üç yargıç ve çoğunluk ve azınlık Partisinden üçer temsilci bu mahkemede bulunmaktadır.  En fazla deneyime sahip üç yargıçtan  biri mahkemeye başkanlık etmek üzere seçilir. Bu bağlamda anayasa Mahkemesi, parlamento seçimlerini ve kararlarını denetlemekle görevlidir.

Fransa'da; Anayasa'nın 1958 yılına ait yasası uyarınca Anayasa Konseyi, seçimlerin geçerliliğini denetler, itirazları inceler ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarını ilan eder.    Bu yüzden  denetleme yetkisinin tüm aşamaları başından sonuna dek bu konseye aittir.   Fransız seçim sisteminde, cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılacak adayların bireysel olarak onaylanmasının yanı sıra, ülkenin önde gelen isimlerinden, aynı zamanda parti ve hükümet şahsiyetlerinden olan  bin imzanın sunulmasına da tabidir. Fransa anayasasının 59'uncu maddesine göre anlaşmazlık yaşandığı durumda, temsilci ve senatör seçimlerinin şeklinin yasalara uygunluğu hususunda sorun çıkması halinde,  Anayasa Konseyi son kararı verir. 1962 değişikliklerinin ardından  Fransa Cumhuriyeti Anayasasına göre, İçişleri Bakanlığı cumhurbaşkanı adaylarının ve milletvekillerinin niteliklerinin incelenmesini denetler. Seçime aday olanlar ise sonunda İçişleri Bakanlığı tarafından onaylanır.

 Diğer ülkelerde de, seçimi denetleme organları  öngörülmüştür.  Örneğin Romanya Anayasası'nın 47'inci maddesi uyarınca; Büyük Millet Meclisi, her bir temsilcinin seçimlere katılma yetkisini denetler ve seçimlerin onaylanmasına veya iptaline karar verir.

İran'da olan Anayasayı Koruma Konseyi gibi diğer ülkelerde seçimleri denetlemenin  bir başka özelliği de denetimin kapsayıcılığıdır. Bu da  denetimin seçim sürecinin tüm aşamalarını kapsadığı anlamına gelir. Fransız Anayasası'nın 58'inci maddesine göre, "Anayasa Konseyi, seçimlerin geçerliliğini denetler, itirazlara bakar  ve seçim sonuçlarını ilan eder." Bu denetleme , seçimin başından sonuna kadar tüm aşamalarını kapsıyor. Bu bağlamda,  birinin şikayette bulunmasına da gerek yok çünkü Konsey doğrudan müdahalede bulunabilir.

Japon Anayasası'nın 55'inci maddesi, her bir meclis üyesinin yetkilerine ilişkin kararın aynı Meclis tarafından alınacağını şart koşmaktadır.

Siyasi konularda uzman profesör Dr. Seyyid Morteza Kazemidinan  diğer ülkelerdeki benzer kurumlara işaret ediyor ve şöyle diyor:  "Bu ciddi görevi üstlenen İran'daki Anayasayı Koruma Konseyinin yanı sıra , diğer ülkelerde de yasal merciler belirlenmiştir. Avrupa ülkelerinde bu izleme çok dikkatli bir şekilde yapılıyor. Fransa'da bu durumdan Yüksek Adalet Divanı sorumlu. Almanya'da, Anayasa Mahkemesi ve Rusya'da, belli kurumlar seçimleri denetlemekten sorumludur."

Bazı ülkelerde, Yüksek Seçim Kurulu adlı bir konsey, seçimlerin uygun şekilde yürütülmesini denetler. Bu konuda Türkiye'nin seçimleri denetleme yasalarını  ve mercilerini ele alabiliriz.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 67'inci maddesine göre seçim ve referandumlar yargının gözetim ve rehberliğinde yapılır ve özgürlük, eşitlik, oyların doğrudan alınması ve gizliliği ilkelerine göre düzenlenir.

Türkiye Anayasasının 79'uncu maddesine şu ifadelere yer verilir: "Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır. Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçimi tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz."

Etiketler