Kasım 25, 2021 20:54 Europe/Istanbul

İmam Humeyni -ks- gönüllü seferberler gücü BESİC hakkında şöyle buyuruyor: Siz BESİCİ’ler bu büyük milletin savaş meydanlarında mazlumiyeti ve kahramanlıklarının aynasısınız.

Amerika’nın Tahran’daki büyükelçisi veya bilinen casusluk yuvası hş. 13 Aban 1358 tarihinde inkılapçı gençlerce fethedildiğinde ele geçirilen belgeler bir hakikatı gün yüzüne çıkardı. Bu hakikat, Amerikalı yetkililerin sözlerinde de açıkça belirtiliyordu: İran’a muhtemel askeri saldırı!

Aslında Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti’ne muhtemel askeri saldırısı pek de imkansız gibi bir durum değildi; hatta bu müstekbir ülkenin mazisine bakıldığında bu saldırının yakın ve tahmin edilebilir bir durum olarak söz konusu oluyordu.

Uzak görüşlü ve güçlü siyasi zekaya sahip olan İmam Humeyni -ks- Amerika tarafından dayatılacak yakın bir savaşı hissederek, Amerika’nın İran’daki casusluk yuvası fethedildikten yaklaşık bir ay sonra BESİC adında halk direniş gücünün kurulma fermanını imzaladı.

İmam -ks- bir konuşmasında şöyle buyurdu:

Bu ülkenin yirmi milyon genci varken, yirmi milyon piyade gücü olmalı, yirmi milyondan oluşan bir ordusu olmalı; böyle olursa bu ülkeye hiç bir zarar gelmez.

İran İslam inkılabı ve yüce ülkülerine gönül veren ve İmam Humeyni’yi -ks- büyük önderleri olarak benimseyen İran milleti İmam’ın bu fermanı üzerine hemen harekete geçerek BESİC çerçevesinde halk direniş gruplarını oluşturmaya başladı. İlk halk direniş grupları, gönüllü seferberler gücü BESİC’in üslerinin bulunduğu camilerde kuruldu. O dönemde ve hatta şimdilerde camiler gönüllü seferberler gücü BESİC’in üsleri ile iç içe olmuştur, ki bu da bu gücün tamamen dine ve dini inançlara dayatan ve ülkülerini ve hedeflerini benimseyen ve ibadete, kendini yetiştirmeye ve Allah ila ihlaslı irtibata dayanan bir güç olduğunu gösteriyordu.

Halkın içinden çıkan ve askeri eğitim alan gönüllü seferberler gücü BESİC’in ilk savunma ve güvenlik deneyimi, İslam inkılabının başlarında ve anarşistler ve münafıkların kumpaslarını boşa çıkarmak ve onlarla mücadele etmek oldu.

gönüllü seferberler gücü BESİC bu alanda İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu’nun yardımına koştu ve bu alanda etkili rol ifa etti.

Öte yandan Saddam rejiminin komutasındaki Baas ordusu 1980’de İran topraklarına saldırdığında, gönüllü seferberler gücü BESİC vatanı korumak üzere cephelere katılması için daha etkili bir şekilde yapılandırıldı ve böylece savaş cephelerinde büyük zaferler elde etti.

İranlı mümin, inkılapçı ve coşkulu gençlerin klasik ordu ve İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu’nun yanında yer alması ile birlikte Tarik'al Kudüs harekatı, Abadan kuşatmasının kırılması, Feth’ul Mubin harekatı, Samen’ul Aimme ve Velfecr-8 harekatı, Ervend ırmağının karşı kıyısına geçilmesi, kerbela-5 harekatı gibi büyük zaferler elde edildi.

İmam Humeyni -ks- gönüllü seferberler gücü BESİC’in inkılabı ve ardından ülkenin topraklarını savunma yolunda önemli hizmetlerde bulunan bu gücü hakkında şöyle buyurdu:

Allah’ın rahmeti ve bereketi hakikaten inkılabın dayanağı olan mustazafların gönüllü seferberler gücü BESİC’in üzerine olsun.

Gönüllü seferberler gücü BESİC sekiz yıllık kutsal savunma yıllarında elde ettiği zaferler düşmanları şu itirafta bulunmaya zorladı:

Sanki bu güçte dünyanın tüm klasik orduları ile mücadele edebilecek bir güç yatıyor.

İmam Humeyni -ks- artık açıkça ABD elebaşılığındaki küresel istikbarı ve uydularını öfkelendiren gönüllü seferberler gücü BESİC hakkında şöyle buyurdu:

Siz BESİCİ’ler bu büyük milletin savaş meydanlarında mazlumiyeti ve kahramanlıklarının aynasısınız. Sizler kutsal savunmanın evlatları ve bu ülkede yaşanan hadiselere karşı kalkan ve Müslümanların izzetinin bayraktarısınız.

Gerçekte İran İslam Cumhuriyeti şimdiki iktidarını ve emniyetini en çok halk kitleleri arasındaki dayanışma ve İslami nizamı desteklemeleri ve velayeti benimsemelerinden elde etmiştir. Bu insanlar kesin iman, düşünce ve bilinçleri ve veliyi fakihe uyarak önemli meydanlarda hazır bulunur ve gönüllü seferberler gücü BESİC bu insanların buluştuğu noktadır. Toplumda BESİC düşüncesini ve BESİCİ olma anlayışını takviye etmek, İslami nizamın gücünü ve emniyetini takviye etmektir.

İmam Humeyni -ks- Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti’e karşı daimi düşmanlığına işaretle Amerikalı yetkililerin yalanlarına inanmak saflık olduğunu belirtiyor. İmam -ks- ardından Amerika ile mücadele için İran milleti arasında BESİCİ olma anlayışını takviye etmek gerektiğini belirterek şöyle diyor:

Eğer bir ülkede BESİCİ olma anlayışı gibi güzel bir nida hakim olursa, düşmanların ve sultacıların tamah gözü kör olur, aksi takdirde her an bir hadiseyi beklemek gerekir.

Bu sözler BESİC gücü ve düşüncesinin başında İslami nizamı korumak yer aldığını ve buna göre de sürekli takviye edilmesi gerektiğini, aksi takdirde düşmanların tamah etmelerine sebebiyet vereceğini gösteriyor.

Kuşkusuz tehlike durumlarında vatanı savunmak üzere halk direniş güçlerinin varlığı, akılcı bir davranıştır; nitekim şimdi Irak, Lübnan, Suriye, Yemen ve diğer bazı ülkeler bu düşünceyi örnek almış ve göz kamaştıran sonuçlarına şahit olmuştur.

Halkın ülkeyi savunmak üzere gönüllü seferberliği veya bir başka ifade ile BESİC gücünü oluşturmasının önemi, ülkenin askeri güçleri tek başına ve halkın güçlü desteği olmadan ülkeyi müstekbirlere karşı koruyamayacağından kaynaklanır. Eğer BESİC olmazsa bir yandan ülkenin çok yönlü kalkınmasını zorlaştıracak ağır bedeller dayatılır ve öbür yandan askeri işgal, isyanlarla mücadele veya savaşın kentlere sıçraması gibi kritik durumlarda silahlı kuvvetlerin ve güvenlik güçlerinin işi çok zor olacaktır.

Dünyada hiç bir ordu halkının destekleri olmadan savaş meydanlarında istenilen biçimde savaşamaz ve halk desteği olmadan zafer elde edemez. İşte bu noktada BESİC’in savunma alanında rolü daha da belirgin hale gelir. Gönüllü seferberler gücü BESİC İslam inkılabının değerlerini ve ülkülerini hiç bir bedel dayatmaksızın korumakla beraber savunma meydanlarına kendiliğinden katılır, ki bu da ülke ve inkılap için eşsiz ve büyük bir kazanımdır.

Yine ilginçtir ki düşmanlar Gönüllü seferberler gücü BESİC’in önemini dostlara kıyasla daha iyi idrak etmiş ve bu yüzden arada bir bu gücü ve İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu’na yönelik derin kin ve düşmanlığını bu iki gücün komutanlarını tehdit ederek ortaya koymaktadır. Gönüllü seferberler gücü BESİC ve İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu komutanlarını suikastle tehdit etmek, adlarını kara listeye almak, pasaportlarını boykot etmek, düşmanın İran’ın direniş güçleri karşısında acizliği ve çaresizliğinin işaretleridir. Anlaşılan düşman, ihlasın yanında şehadet talep olmak, bir BESİCİ’nin en önemli özelliklerinden biri olduğunu ve bu özellikleri ile dünyanın neresinde olursa olsun İslam düşmanlarını dehşete düşürdüğünü bilmiyor.

Bugün BESİCİ gençler sadece İslami İran’ı düşmanların saldırısına karşı korumakla kalmadıklarını, sınırların ötesinde de tekfirci IŞİD terör örgütü gibi korkunç terör örgütlerine karşı yiğitçe durduklarını ve yerkürede tüm Müslümanların en büyük hamileri olduklarını ispat etmiştir.

IŞİD terör örgütü ve barbarca cinayetlerine karşı savaşta yine Gönüllü seferberler gücü BESİC hemen meydana ayak bastı ve şehit General Kasım Süleymani gibi büyük komutanların yanında yer aldı. Gönüllü seferberler gücü BESİC Iraklı ve Suriyeli mücahit kardeşleri ile omuz omuza IŞİD’e karşı savaştı ve bu örgüt yok edilinceye dek meydandan çekilmedi ve fedakarlıkta ve mazlumu savunmakta canını feda etmekten çekinmedi.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bu ülke ve bu millet emniyete ihtiyaç duyduğu sürece Gönüllü seferberler gücü BESİC’e ve bu gücün aşk ve iman gücüne ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.

Ayetullah Hamanei ABD ve küresel siyonizmin BESİC ile düşmanlığı hakkında da şöyle diyor:

Neden uluslararası propagandalar ve medya organlarında BESİC’e hakaret ediliyor? Neden takdir edilmesi gereken BESİC’e saygısızlık ediyorlar? Çünkü BESİC ülkenin milli bağımsızlığını, milli gururunu, milli onurunu ve milli çıkarlarını korumakta rol ifa ediyor ve hepsinden daha önemlisi İran İslam Cumhuriyeti nizamının bayrağı gibi duruyor ve bu yüzden onlara düşmanlık güdülüyor, fakat onların düşmanlığı asla faydası olmayacaktır.