Şubat 03, 2020 20:59 Europe/Istanbul

Amerika başkanı Donald Trump son adımında  tamamen Filistin halkının zararına olan Yüzyılın Anlaşmasını tanıttı. Biz de bu programda bu planın ortaya çıkışının nedenleri, hedefleri ve bu plana gelen tepkileri konu edineceğiz. 

Amerika başkanı Donald Trump Filistinlilere karşı ilk adımında Kudüsü Siyonist Rejim başkenti tanıdığını ve Amerika'nın büyükelçiliğini Telaviv'den Kudüs'e taşındığını açıkladı. Bunun ardından Siyonistlerin Golan bölgesine hakimiyetini resmen tanıdı ve Filistinlilere yardım fonu olan UNRWA'ya mali yardımlarını da kesti. Yine bu sürecin devamında Filistin'in büyükelçisini ülke dışı etti ve nihayetinde de Batı Şeria'nın kimi bölümlerinin Siyonist Rejim İsrail'in işgali altında olan topraklara ilhak edilmesine yeşil ışık yaktı. Tüm bunlara rağmen Yüzyılın Anlaşmasının tanıtılması Trump'ın Siyonist Rejim İsrail'i topyekun desteklemesinin dönüm noktası oldu. 

Trump hükümetinin bu planı tanıtmasından güttüğü hedef Filistin-İsrail sorununu, Siyonistler lehine çözülmesi ve Siyonistlere geçmişte görmedikleri hizmeti sunması ve de Filistinlilere, 50 milyar dolar mali yardım karşılığında Filistin'in ufak bir parçası dahilinde mikro bir devlet kurmayı dayatmasıdır. Amerika'da başkanlık seçimlerinin düzenleneceği yılda, dış siyasetten önemli bir başarının elde edilmesi iddiası ile Yahudi Amerikanların oylarının alınması ve de Siyonist Lobilerin özellikle de AİPAC'in memnun tutulması, Siyonist Rejim İsrail ve gerici Arap ülkelerin özellikle de Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi ve nihayetinde de kendi zanlarınca Batı Asya bölgesinde varlık sebebi Filistin meselesi olan Direniş Eksenine büyük yenilginin dayatılması bu planın belli başlı hedeflerindendir.  

Trump hükümeti son iki yılda çok ciddi bir şekilde Yüzyılın Anlaşması planını tanıtmak ve uygulamayı kafaya koymuştu. Trump, damadı ve danışmanı Jared Kushner'i Yüzyılın Anlaşması planının uygulayıcısı olarak, bu husustaki istişarelerin yapılması ve bu planın tanıtılması ve uygulanması için zemin oluşturması ile görevlendirdi. Bu doğrultuda Bahreyn başkenti Manama'da 24 ve 25 Haziran 2019'da düzenlenen Konferans Yüzyılın Anlaşmasının ilk ayağı sayılırdı. Bu çerçevede bu planın ekonomik ayağı tanıtıldı. Buna rağmen bu konferans açık bir hezimetle sonuçlandı ve tüm Filistinli gruplar özellikle de Filistin Özerk Teşkilatı bile bu plana karşı çıktı. 

Trump'ın damadı Jared Kushner, farklı Filistinli grupların, Yüzyılın Anlaşmasının ön safhası olan Manama ekonomik konferansını yenilgiye uğrattıklarını itiraf etti. Kushner'in söylediğine göre, " Birçok uluslararası şirketin temsilcileri ve tüccarı Manama konferansına katılmıştı ancak onlar desteklenmediler. Bu ekonomik projeler ise Filistinli liderlerin  olmayışında tamamlanmayacaktır. 

Trump'ın damadı Yüzyılın Anlaşması çerçevesinde belirlenen 50 milyar dolarlık yardımdan 28 milyarının  Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ne yatırılacağını iddia edip  bu milyarlarca dolar paranın Filistinli liderlerin tutumları değişmediği müddetçe yatırılmayacağını belirtti. 

Gerçekte Jared Kushner mali avantajlar ve tavizler ile Filistinlilerin gözünü boyamak istedi. Ancak Filistinlilerin tek vücut halinde Trump'ın bu planına karşı çıkması Amerikan hükümetinin uzun zaman geri adım atmasına neden oldu. 

Jared Kushner Filistinlilerin bu plana karşı çıkmasına rağmen şöyle bir açıklamada bulundu: " Filistinli makamların Amerika aleyhindeki görülmemiş saldırılarına rağmen Beyaz Saray'ın Filistinli liderlere kapıları açıktır. "

Kushner ve takımı, Manama Konferansının yenilgiye uğramasının ardından Batı Asya ve Kuzey Afrika'ya yaptığı dönemsel ziyaretinde bir kez daha Yüzyılın Anlaşmasını tanıtmaya çalışıp bu planın uygulanması için Amerika ortağı Arap ülkelerinin siyasi desteğini almaya çalıştı. 

Tüm bu girişimlere rağmen sonunda Amerika başkanı Donald Trump 28 Ocak Salı günü Siyonist Rejim başbakanı Binyamin Netanyahu'yu da yanına alarak  dayatma uzlaşma planı, Yüzyılın Anlaşmasını Beyaz Saray'da tanıttı ve bu planın radikalizm ile mücadeleye yardımcı olacağını bildirdi. Amerika başkanı Trump, bölgeye yaptığı ziyaretine değinerek Filistinlilerin hayatını görmekten üzüldüğünü belirtti. Trump, bunu açıklarken Filistinlilerin asıl sorunlarının sebebi İsrail'e hiç değinmedi. 

Trump Yüzyılın Anlaşması projesini açıklarken bu 80 sayfalık planı, şimdiye dek Filistin-İsrail projesinin en detaylı uzlaşma planı olduğunu iddia etti. Trump bu planı, kazan-kazan bir proje nitelendirip bu belgenin, daha sakin ve daha refahlı bir bölgenin hazırlanması için pratik stratejiler içerdiğini de öne sürdü. Trump aynı zamanda Filistin devletinin kurulmasının geleceğinin de, onların terörizmi kesin bir şekilde reddetmesine bağlı olduğunu iddia etti. 

Trump sözlerinin devamında, HAMAS ve İslami Cihat Örgütü'nün faaliyetlerinin durdurulmasını, Siyonist İsrail karşıtı sloganların durdurulmasını ve de Filistinli şehit ailelerin ailelerine tazminatlara da son verilmesini istedi. Trump, İsrail sevdalısı olan muhteşem bir takıma sahip olduğunu da söyledi. Trump Siyonist Rejim'e bağlılığını göstermek için şöyle bir vurguda bulundu: " İsrail'in güvenliğini tehlikeye atacak hiçbir girişimde bulunmayız. Barış, ayak diretmemeyi gerektiriyor. Ancak İsrail'in de barış için güvenliği hususunda ayak diretmemeyi bekleyemeyiz. "

Amerika başkanı Donald Trump, şimdiye dek Siyonist Rejim İsrail'e birçok hizmet verdiğini söyleyerek Amerika büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasını, Siyonistlerin Golan bölgesine hakimiyetini tanımasını ve İran ile nükleer anlaşmadan çekilmesini Telaviv'e verdiği hizmetler şeklinde yorumladı.

Trump'ın ardından Siyonist Rejim başbakanı Binyamin Netanyahu da konuşmasında Yüzyılın Anlaşması planını destekledi ve defalarca Trump'ın verdiği hizmetlerden dolayı teşekkürlerini iletti. Trump, daha önce sunulan barış ve uzlaşma planlarının  hiçbir zaman gereken dengeyi sağlayamadığını ve İsrail'in Ürdün vadisine hakimiyetini tanımadığını da söyledi. 

Trump'ın iddialarına göre Yüzyılın Anlaşması planı, Tevrat'ta bile değinilen hususları, İsrail'in değişmez bir parçası olarak kabul etmiştir. Netanyahu ise Trump'ı İsrail'in Beyaz Saray'daki en iyi dostu niteleyerek bunun nedeninin de Trump'ın İsrail güvenliği alanında sırf lafazanlık etmediği olduğunu söyledi. Netanyahu şöyle bir açıklamada bulundu: " Bu plan, Siyonist İsrail için açık bir Doğu sınırları çizmiş, HAMAS'ın silahsızlanmasını ve Gazze'den silahların toplanmasını istemiş ve Filistinli mülteciler sorununun İsrail dışında çözülmesi gerektiğini bildirdi. 

Siyonist Rejim başbakanı ayrıca Trump'ın planını müzakerenin altyapısı olarak kabul ettiğini Filistinlilerin de bunu kabul edeceğini umut ettiğini bildirdi. Netanyahu, Yüzyılın Anlaşmasını müthiş bir barış planı olarak nitelendirip Trump ve Amerika takımına böyle bir planı hazırlamaktan dolayı teşekkür etti. Binyamin Netanyahu özellikle de Trump'ın damadı Jared Kushner'e de şükranlarını bildirerek İsrail'in sonsuza dek ona ve Trump'a minnettar olduğunu söyledi. 

Bu planın Siyonist Rejim İsrail parlamento seçimlerinin yakın olduğu bir dönemde tanıtılması Netanyahu lehine atılan bir adım olduğunu da açıkça göstermiş oldu. Trump Washington ortaklarının içişlerine müdahale yaklaşımı çerçevesinde Britanya seçimlerini Boris Johnson lehine etkilemeye çalışmasının ardından şimdi de Siyonist İsrail'e yönelik aynı yaklaşımı izlemeye çalışıp Netanyahu lehine çalışmaktadır. 

Aslında Trump Yüzyılın Anlaşmasını gelecek Amerikan başkanlık seçimlerinde de kendi lehine kullanmak istiyor. Siyonist Rejim gazetelerinden Haaretz 29 Ocak  Çarşamba günü yayımladığı raporunda  Yüzyılın Anlaşması planının yenilgiye uğrayacağını tahmin ederek şöyle bir ifadeye yer verdi: " Görünen o ki bu planın tanıtılmasının zamanlaması da bölgede barışın sağlanması doğrultusunda değil Binyamin Netanyahu'nun siyasi ve yasal sorunlarından kurtulması doğrultusundadır. "

Siyonist gazete bu planın tanıtılması için Filistinlilerin çağrılmadığını ve Filistinlilerin gerçekte Trump hükümeti ile yaklaşık iki yıldır hiçbir ilişkisi olmadığını sonuçta bu planın ölü doğduğunu öne sürdü. 

Gerçekte bir şekilde Donald Trump ve Binyamin Netanyahu arasında bir anlaşma olan bu plan, Filistinlileri söz konusu toprakların asıl sahibi olarak tanımamıştır. Bu plan sırf siyasi hedefler doğrultusundadır. Çünkü Trump ve Netanyahu'nun her ikisi de iç krizler ile karşılaşmış ve siyasi durumları ciddi tehlike altında kalmıştır. 

Bloomberg haber sitesi ise Çarşamba günü şöyle bir yazı paylaştı: " Yüzyılın Anlaşması, Netanyahu ve Trump'a destek projesidir. Trump, azil soruşturmasına yapılan konsantrasyonu dağıtmak istiyor. Netanyahu ise parlamento seçimleri arifesinde bir kaç adli dosya ile karşı karşıyadır. "

Yüzyılın Anlaşması maddelerine göz attığımızda ise Filistinlilerin haklarının ve onların da onayının Amerika başkanı ve Siyonist Rejim başbakanı için önemsiz bir husus olduğunu gösteriyor. 

Küresel Siyonizm karşıtı dayanışma hareketi üyesi Paul Laraudy  Yüzyıln Anlaşmasını Filistinlilerin varlığına yönelik tehlikeli bir tehdit olduğuna değinerek şöyle bir açıklamada bulundu: " Bu sürecin devamında İslami topraklar da Siyonist Rejim lehine ele geçirilmeye çalışılacaktır. "

Etiketler

Görüşler