Mayıs 21, 2020 18:03 Europe/Istanbul

Bu programımızda özellikle de Siyonistlerin işledikleri cinayetler ve Filistin halkına yaptıkları haksızlıkları ele almaya çalışacağız.

İslam İnkılabının kurucu lideri  rahmetli İmam Humeyni   mazlum Filistin halkını desteklemek ve savunmak adına  İslam İnkılabının zafere kavuşmasından bir kaç ay sonra  mübarek Ramazan ayının son Cumasını  Kudüs günü olarak adlandırdılar.  

Siyonist Rejim İsrail'in Filistinliler aleyhinde işledikleri en büyük cinayetlerinden biri de Filistinlilerin vatanlarından zorunlu olarak göçe zorlanmalarıdır.  Bu süreç ise Britanya ve Amerika'nın destekleri ile gelişen bir süreçtir.  14 Mayıs 1948 ise sahte İsrail rejiminin kuruluş yıldönümü ve Filistinliler tarafından Nekbe gün olarak bilinen bir gündür.  1918 yılında Filistin'de yaşayan Yahudilerin sayısı  56 bin kadardı. Ancak Britanya siyasetleri sonucu dünya genelinden Yahudiler Filistin'e göç etmeye başladı.

1948 yılında ise  Filistin'deki Yahudilerin sayısı yaklaşık 700 bine ulaştı.  Buna rağmen aynı dönemde 1 milyon 900 bin Filistinli Filistin topraklarında yaşıyorlardı.  15 Mayıs  1948'de  yani  Siyonist İsrail Rejiminin kuruluşundan bir gün sonra  büyük bir cinayet baş gösterdi ve  Siyonistler  yaklaşık 800 kadar Filistin ağırlıklı köy ve tarihi şehir ve mekandan insanları göçe zorladılar.  

29 Kasım 1947'de BMT Genel Kurulu ise bir bildiri yayımlayarak Filistin'i üçe böldü.  Yüzde 43'ünü Araplara yüzde 55'ini de Yahudilere bıraktı.  Beytül Mukaddes de  uluslararası bir alan olarak belirlendi.   Siyonist Rejim İsrail, son 70 yıl içerisinde ise  Filistinlileri göçe zorlamak cinayetine devam etmiştir. Öyle ki  günümüzde işgal topraklarında   Filistinliler ve Siyonistlerin sayısı eşit duruma gelmiştir. Bu çerçevede bu topraklarda yaklaşık 7 milyon Siyonist İsrailli ve 7 milyon da Filistinli yaşamaktadır.  Buna rağmen 7 milyon Filistinlinin de dünya genelinde mülteci konumunda oldukları söylenebilir. .    Amerika'nın son zamanda öne sürdüğü sinsi Yüzyılın Anlaşması ise  bu mültecilerin ana topraklarına dönme hakkını hiçe saymıştır.  Buna paralel olarak  Yüzyılın Anlaşması maddelerine göre  Filistin topraklarının yüzde 85'i de Siyonist İsrail'e bırakılmıştır. 

Kuşkusuz  Siyonist Rejim İsrail'in  Filistinliler aleyhinde son 72 yılda işlediği cinayetlerden biri de katliam ve terördür.  Bu çerçevede Filistin'in resmi organları bile terör ve katliama tabi tutuldular.  1920'deki Yahudiler Ulusal Ajansı ise  Filistinli Araplar ile mücadele etmek üzere  gizli Hagana teşkilatını kurup  bu teşkilatı  askeri kol olarak tanıdılar.  1940 yılında ise Hagana    istihbarat ve istihbari mücadele servisini  kurdu.  Bu istihbari kolunun yaptığı en önemli işlerden biri de  BMT'nın Filistin'i Arap ve Yahudi olarak ikiye bölme komitesinin konuşmalarını dinlemekti.  

1948 yılında Filistin topraklarında  İsrail'in kurulması ile Siyonist Rejimin istihbari çalışmaları da başladı. Bu çerçevede Hagana ve diğer Yahudilerin Ulusal Ajansına bağlı askeri kurum ve kuruluşlar da İsrail'in  savunma gücüne dönüştü ve Hagana'nın istihbarat kolu da İsrail ordusu istihbarat teşkilatına eklendi.   

Bir süre önce de İsrail'in Kanal 2'si  de ilk kez bir programında   İsrail casusluk teşkilatı Mossad'da Kidon terör örgütünün faaliyetlerine itiraf etti ve bu birliğin   diğer askeri ve istihbari birliklerin yanı sıra  dünyanın farklı noktalarında onlarca suikast eyleminde bulunduğunu açıkladı.    Siyonist Rejim İsrail   2000 yılından itibaren   Filistinli mücadelecilerin tanınmış isimlerinden ve komutanlarından 430 kişiyi  Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde şehit düşürdü.  Bu çerçevede son olarak da Kasım 2019'da  İslami Cihat Hareketi askeri kolu  Kudüs Tugayları Komutanlarından Beha Ebulata  suikaste uğradı ve şehit düştü.    

Siyonist Rejimin Filistinliler aleyhinde işledikleri planlı ve sistematik cinayetlerden biri de  açık katliamlardır.  Kimi güvenilir raporlara göre  Siyonist Rejim İsrail  şimdiye dek  yaklaşık  40 kadar katliam düzenlemiştir. Bunların çoğu ise Filistinliler ve kırsal bölgelere yönelik olmuştur.  Deyr Yasin katliamı  Siyonist Rejimin Filistinlilere karşı işlediği ilk cinayetlerdendir.   Deyr Yasin  Kudüs yakınlarında küçük bir köyün ismidir. 

Deyr Yasin köyünün  ahalisi  1947'de 700 kadardı.  10 Nisan 1948'de ise bu köye Yitzhak Shamir'in liderlik yaptığı Stern grubu ve Hagana grubu lideri David ben Gurion liderliğindeki   Argon isimli üç silahlı Siyonist grup Menachem Begin elebaşılığında saldırdı.   Köyün ahalisinin  saldırıya karşılık vermesi ile  250 kadar kadın, çocuk ve yaşlı dahil sivil insan hayatını kaybetti.  Ayrıca bu saldırıda   cinsel taciz, parçalamak, kadınların karnının deşilmesi ve evlerin patlatılması gibi cinayetler  gerçekleşti. 

29 Ekim 1956'da ise Kefr Kasım cinayeti gerçekleşti.  Bu günde  Kalkilya şehri yakınındaki Kefr Kasım köyü  Siyonist güçlerin saldırısına uğradı ve bu saldırıda 49 kişi hayatını kaybetti.  Bu katliam ise  " Duygusuz davran ki Tanrı seni affetsin"  sloganı ile gerçekleştirildi.  Han Yunus cinayeti de Gazze Şeridi'nde Siyonistler tarafından yapılan bir başka cinayettir. Bu çerçevede bir köy 9 gün ara ile 3 Kasım  ve 12 Aralık 1956 yılında Siyonistlerin saldırısına uğradı. Bu saldırılarda ise toplam 770 Filistinli şehit düştü.  

İbrahim türbesi katliamı ise 25 Şubat 1994'te gerçekleşti.   Amerikan asıllı radikal bir Siyonist yerleşimci olan Baruch Goldstein   sabah namazı sırasında Mescid-i Aksa'ya girip   caminin sütunlarının birinin arkasına gizlenerek namaz kılanların secdeye gitmesini bekler. Arından  onlara ateş açar. Onun attığı el bombası patlaması sonucu  350'yi aşkın kişi yaralanır. Siyonist Rejim ordusu askerleri ise bu katliam sırasında caminin kapılarını kapatır ve namaz kılanların kaçmasını engeller.  Ayrıca kimsenin yararlıları kurtarmak için  türbenin içine girmesine  izin vermez.  Bu sırada  bir grup Siyonist de caminin dışında  insanları katleder.  Bir kaç kişi de şehitlerin cenaze töreninde şehit düşer ve toplamda bu katliamın bilançosu  50 kişiye ulaşır. Bunların 29'u namaz kılanlardan oluştuğu açıklanmıştır.    

Siyonist Rejim Ordusu  29 Mart 2020'de  Batı Şeria'da yer alan Cenin kampına geniş çaplı bir saldırı başlattı.  Cenin kampının kuşatılmasından iki hafta sonra  Filistinliler ve Siyonistler arasındaki ağır çarpışmaların başlamasından  sonra  Şaul Mofaz   tankları ile  bölgeye girdi.  Böylece Siyonist güçler kampa yönrlik topyekun bir savaş başlattı ve orayı ele geçirdi.  Bunun ardından Siyonistler Filistinli gençleri  bir bir dar ağaçlarına astı ve çoğunu şehit düşürdü.  Bunun ardından tanklar bölgeye girdi ve  evleri tahrip etti.  Bu olayda şehit düşenlerin sayısı ise belli olmamakla beraber şehit düşen isimler de toplu mezarlar halinde defnedildi. 

Siyonist Rejim İsrail  Gazze Şeridi'ne çok sayıda savaş dayatmıştır. Bu çerçevede 2008, 2012 ve 2014 savaşlarına değinmek mümkün.  Siyonist Rejim İsrail  2008 sonlarında  Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas'ı yok etmek için topyekun bir savaş başlattı. Bu savaş  22 gün kadar devam etti.  Bu savaş işgal altındaki topraklarda  " Dökme Kurşun Operasyonu olarak tanınıyor.  Araplar arasında bu savaş, Gazze katliamı veya 22 günlük savaşı veya Furkan savaşı adı ile tanınıyor.  Bu eşit olmayan savaşta  404 çocuk 115 kadın dahil 1450 Filistinli şehit düştü ve 1815 çocuk ve 785 kadın dahil  5 bin kişi yaralandı. 

2012 yılındaki  8 günlük savaş ise   14 Kasım'da  HAMAS'ın askeri kolu İzzeddin Kassam Tugayları komutan yardımcısı  Ahmed El Caberi'ye düzenlenen suikast ile başladı. Siyonist İşgalciler bu operasyonu bulutların sütunu olarak adlandırmıştı.   Bu savaşta 163 Filistinli şehit düştü. Bunlar arasında 43'ü çocuk, 18'i yaşlılardı.  Yaralıların sayısı da 1222 ila 1300 kadar tahmin edilmektedir.  Bunların da 431'i çocuk 207'isi kadın ve 55'i de yaşlılardan oluşuyordu.   

51 Günlük savaş ise 8 Temmuz 2014'te başladı.  Bu 51 günlük savaşta  toplam 2260 Filistinli  şehit düştü. Bunların 500 kadarı çocuk ve 250'yi aşkını da kadınlardan oluşuyordu. Toplam 11 bin kişi de bu  savaşta yaralandı.  Bu savaşların yanı sıra Siyonist Rejim  30 Mart 2018'den beri başlayan Geri Dönüş Gösterilerine de saldırılar düzenleyip 370 Filistinli'yi şehit düşürmüş ve 20 bin Filistinliyi yaralamıştır.   Bu gösteriler geri dönüş hakkına vurgu yapmak, Gazze kuşatmasını protesto etmek ve de Amerika'nın büyükelçiliğini Kudüs'e taşımayı kınamak amacı ile düzenlenmeye başlandı. 

Filistinli esirlerin işleri komitesi başkanı Kadri Ebu Bekir'in söylediğine göre Siyonist Rejim İsrail  2000 yılından günümüze dek  en az 12 ile 18 yaş araları 17 bin Filistinli'yi   ve 10 yaş altında yüzler çocuğu  tutuklamıştır.   Ebu Bekir'in söylediğine göre halihazırda  5 bin 800 Filistinli kadın ve erkek  Siyonist Rejim zindanlarındalar.  Bunların 62'isinin kadın ve 200'ünün de çocuk olduğu söylenmektedir. 

Filistinli esirler  aşırı derecede Siyonist Rejim işkenceleri ve baskılarına tabi tutulan kesimdirler. Siyonist Rejimin Filistinli esirlere yaptığı cinayetin diğer Filistinli kesimlere yaptığı cinayetlerden farkı ise bu esirlerin Siyonist Rejimin kontrolü altındaki bölgede bulunmalarıdır.  Bu yüzden  Siyonist Rejim rahat rahat  esirleri psikolojik ve fiziksel işkencelere tabi tutuyor.  Örneğin  Siyonist Rejim İsrail  540 kadar Filistinli esiri  bir veya bir kaç kez müebbet hapis cezasına çarptırmıştır.  

Siyonist Rejim İsrail'in  Filistinli esirlere karşı yaptığı cinayetlerden biri de  bu kişileri şehit düşürmesidir.  Filistinli gaziler ve esirler  işleri komitesi araştırma bölümü başkanı Abdünnasır Fervane'nin söylediğine göre  1967 yılından günümüze dek  22 Filistinli esir Siyonist Rejim zindanlarında  şehit düşürülmüştür.  Bu esirler farklı şekillerde şehit düşürülmüşlerdir.   Bu esirlerin  75 kadarı kasten şehit düşürülmüş 7'si de kurşunla yaralandıktan sonra hastaneye kaldırılırken hayatlarını kaybetmişlerdir.  Bu esirlerin 67'isi ise uygun ilaç ve tedavi imkanlarının yokluğu yüzünden ve 73'ü de işkenceden dolayı şehit düşmüştür.  

Siyonist Rejim İsrail  Filistinli çocuklar aleyhinde bile hiçbir cinayet işlemekten çekinmiyor.  El Aksa İntifada'sının 2000 yılında başlamasından beri   yaklaşık 2 bin 200 kadar Filistinli çocuk  İsrail askerleri tarafından şehit düşürülmüştür.   Filistin Kurtuluş Örgütüne bağlı esirler ve gaziler komitesi ise raporunda Siyonist askerlerin  sadece 2015 yılında 6 bin kadar Filistinli çocuk ve genci tutuklamıştır. 

Siyonist Rejim İsrail  Ocak 2006'da düzenlenen  Filistin Parlamento   seçimlerinde Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas'ın zafere kavuşmasının ardından ırkçı bir girişimde bulunup  Filistin halkını özellikle de Gazze Şeridi halkını cezalandırmak adına   Gazze Şeridini kuşattı. Bu kuşatma üzerinden 14 yıl geçiyor ancak her gün bu kuşatma daha da sıkılaştırılıyor.  Böylece Gazze Şeridi'nde insani bir facia ve insani bir dram yaşanmaktadır.  Buna esasen  Gazze Şeridi ablukasının savaştan daha beter bir cinayet olduğu söylenmektedir.  

Gazze ekonomisi ise bu kuşatma sonucunda ciddi zararlar görmüştür.  Bu da  Filistin Halk Komitesi başkanı Cemal Hıdri'nin vurgu yaptığı bir husus olmuştur. Cemal Hıdri   bu hususta şöyle bir açıklamada bulunmuştur:"  hayatın her boyutunu etkileyen  2019 yılında  Gazze Şeridi'nin 13 yıllık kuşatılması yüzünden  en kötü  ekonomik durum ile karşı karşıya kalınmıştır. "  Hıdri Gazze Şeridi ile ilgili dehşet verici rakamları paylaşarak  halihazırda  en az 250 kişinin bu bölgede işsiz olduğunu ve bu bölgede yaşayanların yüzde 85'inin de  yoksulluk çizgisi altında yaşadığını açıkladı.  

Cemal Hıdri    Gazze Şeridi'nde bulunan fabrikaların  ancak yüzde 20 kadarının  kuşatma ve kısıtlamalar yüzünden  faaliyet gösterebildiğini, aktif olan birimlerin de sadece yüzde 50 kapasite ile çalıştığını belirtti.  Cemal Hıdri'nin söylediğine göre   Gazze Şeridi'nin ekonomisinin dolaylı veya dolaysız bir şekilde 2019 sonuna kadar aylık olarak 100 milyon dolar kuşatmadan zarar gördüğünü açıkladı.   Hıdri  51 Günlük  Gazze Savaşında  yıkılan evlerin yüzde 20'sinin  restore edilmediğini ve bu evlerin sahiplerinin de zor durumlar yaşadığını belirtti.  

Filistin Sanayi Birliği başkanı  Muhammed el Munessi ise bu hususta şöyle bir açıklamada bulunmuştur: "  Gazze Şeridi'nde  520 kadar fabrika  2019 yılında Siyonist Rejim kuşatmasından dolayı  kapatılmıştır. Binlerce işçi işini kaybetmiştir.  Bu durum  Gazze'de işsizlik ve yoksulluğu arttırmıştır. Genel olarak tekstil sektörü  bu süreçte en fazla zararı görmüştür. "

Bu duruma ilaveten  Gazze Şeridi kuşatması, ilacın aşırı derecede azalmasına ve hastaların hayatlarını kaybetmesine yol açmıştır.  Bu çerçevede açlık gibi sorunlar da yaşanmaya başlamıştır.   Şimdiye kadar  BMT dahil farklı uluslararası  kurum ve kuruluşlar   da Siyonist Rejimin Gazze Şeridini kuşatmaya devam etmesi halinde   pratikte bu bölgede hayatın mümkün olmadığı hususunda uyarıda bulunmuştur.  Ancak Amerika hükümetinin  ve kimi Avrupalı devletlerin   Siyonistlere verdiği tam destekten dolayı bu rejim  Batı Şeria'da yaşanan facialara tamamen duyarsızdır.  

Etiketler

Görüşler