Nisan 06, 2018 18:43 Europe/Istanbul
  • Batıda İslamofobi – 6

Bu sohbette Amerika'da İslamofobi'nin Trump'ın başkan seçilmesi ardından artmasına değineceğiz.

Batıda İslam düşmanlığı ve İslamofobi'nin kökleri, yıllar süren İslam karşıtlığı propaganda ve karalama kampanyalarına dayanıyor. Batılı yönetimler medya aracılığı ve vahabilik gibi Müslümanlar arasındaki bazı sapkın akımları kullanarak, adalet yanlısı ve barış talep İslam'ın imajını karalamak için uzun vadeli planlar yaptılar. Son ilahi Peygamber, kendinden önce hz. Adem'den –as- hz. İsa'ya –as- kadar gelen peygamberlerin tevhid öğretilerini tamamlayan hz. Muhammed –saa- kendi risaletine davetle başladı. Bu ilahi Peygamber bu yolda büyük zorluklarla karşılandı ve bu yolda birçok akraba ve sadık dostlarını kaybetti. 

Hz. Muhammed –saa- hatta tüm Arap yarımadasına egemen olduğu ve büyük İslami hükümeti kurduğunda bile ilahi mesajı ulaştırmak için yine kılıca sarılmadan davet yolunu seçti. Kimse zorla İslam dinini seçmedi, isteyen kendi dininde kaldı ve Müslümanların yanında ve İslami nizamın sayesinde dostça yaşamaya devam etti. Hatta İslam ile düşman olanların bile İslami toplumdaki hakları Müslümanlara karşı kılıca sarılmadıkça korundu ve kimsenin onlara saldırmaya hakkı yoktu. Medine'de Hz. Muhammed'in –saa- 10 yıllık hükümetinde de yaşanan tüm savaşlar, Müslümanlara kılıç çeken gruplar ve kavimler ile yaşandı. Müslümanların kendileri ile savaşan esirlere karşı davranışı da, onların bir çoğunun Müslüman olacak kadar dostane ve saygındı. Bir çok rivayette de hz. Muhammed –saa- ve Emirül müminin hz. Ali'nin –as- Müslüman olmayanların haklarını korumaları, İslam tarihinde kayda geçmiştir.  

Böyle öğretiler ve böyle büyükler ile insan severlik ve ahlak abidelerine sahip İslam dini, acaba terörizm, şiddet ve aşırıcılık yanlısı olabilir mi? Eğer Suriye, Irak ve diğer bazı ülkelerde İslam adı ile cinayet ve terör işleyen sayılı insanların davranışını bir kenara bıraksak, Müslümanların çoğu ve özellikle de Müslüman olmayan ülkelerde azınlık olan Müslümanların en barışçıl ve yasalara uyan azınlık olduğu görülmektedir. İslami ülkelerde yaşayan azınlık Yahudi, Hristiyan ve diğer mezheplere inananlar da kendi dini törenlerini özgürce yerine getirirken Müslümanlarla barışçıl bir yaşam sürdürüyorlar. İran İslam cumhuriyetinde de Hristiyan, Yahudi, Zerdüşt ve Asurilerin hatta mecliste bile milletvekilleri vardır. Tekfirci ve terörist gruplar, Müslümanlar arasında çok küçük bir azınlığı oluştururken, işledikleri vahşet ve cinayetleri tüm Müslümanlara mal etmek, batılı ülkelerin İslami ülkelerde kendi siyasi hedeflerini gerçekleştirmek için yürüttükleri propaganda ve komploların sonucudur.  

Batılı hükümetler ve medya çevreleri tamamen güdümlü bir şekilde terörist tekfirci grupların cinayetlerini İslam'a mal etmeye ve İslam dinini şiddet ve aşırcılık yanlısı olarak göstermeye ve lanse etmeye çalışıyorlar. İş başına gelerek batıda İslamofobi ve İslam düşmanlığının arttığı şahsiyetlerden biri ise Amerika başkanı Donald Trump'tır. Amerika Pew araştırma merkezinin çalışmalarına göre son bir yılda yaklaşık Amerikalı Müslümanların yarısı çeşitli ırkçı davranışlara katlanmak zorunda kalmıştır. Amerika'da yaşayan 1001 Müslüman'dan telefon aracılığı ile yapılan ankette, katılımcıların %48'i çeşitli ırkçı davranışlara maruz kaldıklarını belirttiler. Bu araştırmalar saldırıların %32'si sözlü tehdit, %19'u havalimanlarında güvenlik görevlilerinin ırkçı davranışları, %18'i Müslümanlara çirkin isimler ve küfürlerle hitap etmek ve yaklaşık %10'u ise kamu çalışanlarının Müslümanlara ırkçı davranışı şeklinde gerçekleştiğini ortaya çıkarıyor.  

Irkçılık nedeni ile güvensizliğin duyulması, Amerikalı Müslümanların günlük yaşamında önemli etkiler ve değişikliklere sebep olmuştur. Bu araştırmaların diğer boyutu ise Müslümanların Trump ile ilgili görüşleridir. Katılımcıların %74'ü Donald Trump'ın İslam karşıtı zihniyete sahip biri olarak görüyor. Trump'ın seçilmesinin ilk 10 gününde Müslümanlara 867 saldırı ve taciz vakası yaşandı. İslam-Amerikan İlişkileri Konseyi'nin verilerine göre 2015 yılında İslam karşıtı grupların sayısı 34 iken, sadece bir yıl sonra bu sayı 101'e yükseldi. Bu veriler söz konusu grupların %57 oranında arttığını gösteriyor. Bu gruplardan biri ise " Amerika için eylem" adlı Müslüman karşıtı radikal bir gruptur. 

Washington Post gazetesi radikal ve Müslüman karşıtı " Amerika için eylem" grubu hedefini, İslam ve Müslümanların anti-Amerika olduğunu lanse etmek olduğunu yazdı. Bu grup Müslümanların kanundan kaçan, etik davranmayan ve ahlaksız olarak tanıtmaya çalışmakta.  Onlar geçen ayda Amerika çapında "İslami şeriata itiraz" başlığı altında Müslümanlara karşı onlarca yürüyüş düzenlediler. Irkçılık ve radikalizme karşı bir grubun yönetim kurulu üyesi "Hızır Han" washington Post gazetesinde yazdığı bir makalede şöyle diyor:Bu eylemlerden amaçlanan hedef, İslami şeraitin Amerika anayasasına karşı olduğunu empoze etmektir. Amerika'da İslam düşmanları bu girişimlerle Amerika çapında şeriat karşıtı yasaları onaylatmayı amaçlıyorlar.  

"Amerika için eylem" grubunun kurucusu Brijit Gabriel şöyle diyor: Kur'an'a inananlar Amerika için sadık bir vatandaş olamazlar.

Cumhuriyetçilere destek veren bazı Amerikalı Hıristiyanlar İslam'ın bir din değil, tekelci bir ideoloji olduğunu, Müslümanların ise din özgürlüğü yasası kapsamına girmediğini savunuyorlar.

Bu İslam karşıtı propagandalar bazı Amerikalılar arasında olumsuz bakışın yayılmasına sebep oluyor. Bir süre önce Oregon eyaletinde Portland'da aşırıcı bir beyaz,  Müslümanlara yönelik ırkçı saldırıyı engellemeye çalışan üç kişiden ikisini öldürdü, birisini de ağır yaraladı. Oregon Eyaleti’nin Portland kentinde bir trende meydana gelen olayda, biri başörtülü 2 Müslüman kadına ırkçı hakaretler eden 35 yaşındaki Jeremy Joseph Christian , “Tüm Müslümanlar gebersin” diye bağırdı.

53 yaşında Ricky John Best, 23 yaşında Taliesin  Myrddin Namkai Meche ve 21 yaşında Micah David-Cole Fletcher isimli yolcular, saldırgana müdahale etti. Çıkan tartışmada Christian’ın bıçakladığı Best ve Meche, yaşamını yitirdi. Ağır yaralanan Fletcher ise hastanede tedavi altına alındı.

Geçtiğimiz ayda da Virginia eyaletinde mülsüman bir genç kız arkadaşları ile bir caminin yakınlarında yürürken ırkçı biri tarafından araba ile ezilerek öldürüldü. Amerika polisi bu cinayetin sürücünün araba kullanırken öfkelenmesinden yaşandığını ilan etti fakat genç kızın kendi dini ve başındaki tesettür nedeni ile öldürüldüğü, bir gerçektir.

Amerika’da Müslümanlara karşı ırkçı saldırılar, başkan Trump’ın işbaşına gelmesi ile birkaç kat arttı. Trump Beyaz Saray’da göreve başlamasından sadece birkaç gün sonra 6 Müslüman ülke vatandaşlarını, terörizm ile mücadele bahanesi ile Amerika’ya girişlerini yasakladı. Fakat söz konusu ülkelerin hiç biri, Amerika’daki terör saldırılarında hiçbir rolü yoktu. Bu ülkelerden biri ise İran’dır; fakat son yıllarda Amerika’da yaşayan İranlılardan tek bir şiddet eylemi veya saldırı olayı rapor edilmemiştir. Amerika’da yaşayan İranlılar, en seçkin, başarılı, en zengin ve kültürlü azınlıklardır.

Amerika başkanı Donald Trump terörizm ile mücadele bahanesi ile 6 Müslüman ülke vatandaşlarının ülkeye girişini yasaklarken, İslam’dan şiddet ve terör tablosu çizen Arabistan ile yüz milyarlarca dolar değerinde silah anlaşması imzaladı. Üstelik 11 eylül saldırılarının 19 failinden 15’i Suudi Arabistan vatandaşıydı.

Gerçi Amerika’da İslam düşmanlığı propagandalarının, İslam temellerinin araştırılmasına sebep olduğu gerçeğini de unutmamak gerekir. İslam dini hakkında araştırma eğilimi ise Amerika’da gerçek Müslümanlarla dayanışma ve İslam düşmanlığı ile mücadele eğilimlerinin artmasına da sebep olduğu görünmektedir. Gelecek programda bu konuyu ele almaya çalışacağız. Şimdilik esen kalın./

Görüşler