Kasım 11, 2019 13:41 Europe/Istanbul

Bu bölümde sanal alemin avantajları ve dezavantajları ile ilgili konuşacağız.

Sanal sosyal ağlar öyle tasarlanmıştır ki her kişi, özel hayatından, kariyeri ve ailevi meselelerinden rahatça söz edebilsin, fotoğraflar ve görüntüler paylaşabilsin. Ancak görünen o ki özellikle de gençler arasında şahsi hayatın ve özel konuların paylaşılması için sağlıksız bir rekabet başlamıştır. 

Artık ufacık bir cep telefonu ile erişilebilir olan sonsuz bucaksız sanal alemi günümüz insanının ayrılmaz parçası haline gelmiştir. Bu rengarenk sanal alem e-postalar, mesajlar, bloglar, sosyal ağlar, oyunlar ve sohbet odaları ile dolup taşmaktadır. Bunlar ise herkese cazip gelip kullanıcıları uzun bir süre kendi ile uğraştırmaktadır. İnstagram ve bunun gibi sosyal paylaşım ağları büyük bir kitleyi kendine hayran bırakmıştır. 

En başından beri askeri ve güvenlik hedefleri ile tasarlanan internet, iletişimi kolaylaştırdığı için hayatımızda geniş çapta yer aldı. Bu çerçevede internet kullanımı günden güne artarak eğlenme, ticaret ve yaşama platformuna bile dönüşmüştür. Böylece internetin geliştirilmesinden güdülen asıl hedef olan askeri ve güvenlik amaçlarından uzaklaşması ile bu imkan daha da geliştirildi. Artık internet coğrafi sınırları da aşarak tüm mekanları bir birine bağlamıştır. Mevcut çağda ise bu yeni ortaya çıkan teknoloji etkili ve büyük bir endüstri ve arenaya dönüşmüştür. Örneğin internet üzerinden siyasetler, kültürel, ekonomik düşünceler ve bunun gibileri aşılanmaya çalışılmaktadır. 

İnternetin avantajlarından biri de hızlı bilgi aktarımı, geniş çaplı insani iletişim ve erişimin kolaylaştırılmasıdır. İnternet üzerinden bilimsel veri tabanlarına kolay ve hızlı erişim ise bilim adamları, öğrenciler ve araştırmacıların işini de kolaylaştırmıştır. 

Akademik ve bilimsel araştırmalar ve makalelerin sonuçlarına kolay erişim, internetin olmadığı bir dönemde bir hayalden ibaretti. Geçmişte bilimsel bir çalışma dokümanının uzun bir sürenin ardından posta aracılığı ile ulaşmasını beklemeliydiniz. Ancak halihazırda bir kaç tuşa basarak bir kaç saniye içerisinde erişim mümkün olmuştur. Bu yüzden zaman kullanımında tasarrufun yanı sıra, kağıt ve basım masraflarında da büyük bir avantajın söz konusu olduğu söylenebilir. Tüm bunlar sanal alemin avantajlarından sayılır. 

Şimdi de internet, bilimsel, tıbbi, ticari, siyasi, ekonomik vb. bilgiler ile dolup taşmış ve üstüne üstlük kolay erişim imkanına da sahip olmuştur. Halihazırda internet üzerinden yapılan elektronik ticaret insanların masrafları ve zamanının tasarrufunda da büyük oranda yardımcı olmuştur. Mevcutta birçok hizmet, alış veriş ve bilgi aktarımı internet aracılığı ile verilmektedir. Bu çerçevede sanal alemin genişlemesi ve büyümesine orantılı olarak yeni iş fırsatları da yaratılmıştır. Bu çağda sadece bir cep telefonu ile, internete bağlanarak en büyük ticari işlemler yapılmaktadır. Gereksiz trafik akışlarının azalması ve sonuçta enerji tasarrufu ve hava kirliliğinin azalması internet ve sanal alemin diğer avantajlarındandır. 

Günümüzde internet aleminde kullanıcılar için yaratılan imkanlardan biri de sosyal ağlardır. Sanal alem sosyal ağları, bilgi aktarımının kısıtlı olmaması, gizli olması, aşırı özgürlük, mekansız ve zamansız olması yüzünden hep cazip durmuştur. 

İngiltereli David bu hususta şöyle diyor: "Sabah uyandığımda yarı açık gözlerimle cep telefonumu elime alıp kullanıcısı olduğum sosyal ağlara girerek yeni mesajlar ve görüntüleri görmeye çalışıyorum!"

Tabii artık dünyanın birçok yerinde gençlerin durumu bundan ibaret. Sosyal ağlar, ikili sohbet odaları, görüntülü aramalar, fotoğraf ve görüntü gönderme ve benzeri gibi iletişim imkanları ile kullanıcıları kendine cezbetmektedir. 

Maalesef kullanıcıların çoğu internette dolaşıp Facebook vb. sosyal ağlarda uzun süre zaman geçirerek yararlı zamanlarının çoğunu boşa harcayabiliyorlar. Toplumsal meseleler uzmanları ve araştırmacıları ise bu zaman kaybı ve onun yıkıcı etkileri ile ilgili ciddi uyarılarda bulunmuşlardır. 

Sosyal ağların hayata adım basmasından 10 yıl kadar kısa bir süre geçmesine rağmen bir diğer sorun da bu sanal alem aracının kullanıcılarının hayatının tüm boyutları ve arenalarına ayak basmasıdır. Bu ağlar öyle tasarlanmıştır ki bir kişi kendi özel hayatından rahatça söz edebilsin, özel görüntüler ve kareler paylaşabilsin. Böylece özellikle de gençler arasında sağlıksız bir özel hayatı paylaşma rekabeti oluşmuştur. 

Kullanıcılar kendi özel anlarını göstermek için özel görüntüler ve kareler paylaşarak daha fazla beğeni kazanmaya çalışıyorlar. Kimileri ise bu fırsattan yararlanıp marka ayakkabıları, elbiseleri ve eşyaları ile caka satmaya çalışıp kendilerinin üstün olduklarını aşılamaya çalışıyorlar. Kimileri fuhuşu yaymaya ve müstehcen fotoğraflar ve filmler izleyemeye yönelik ahlak ve maneviyattan uzaklaşmaya çalışıyorlar. 

Hindistanlı Krişma ise şöyle diyor: " Facebook fotoğraf demek. Zaten Facebook'ta fotoğrafları paylaşmak için fotoğraf çekiyoruz! "

Krişma ne zaman bir ziyafete bir partiye veya bir etkinliğe katılırsa fotoğrafı Facebook'ta paylaşmak üzere çektiğini söylüyor. 

Ona göre fotoğrafların paylaşılmasında bir sorun yoktur. Krişma bunu herkesin yaptığını söylüyor. Ancak unutulmamalıdır ki insan kendi özel karelerini paylaşarak bilip tanımadığı insanları kendi özel hayatına davet ediyor. Bunda da ciddi tehlikeler söz konu olduğu söylenmelidir. 

Beşeri bilimler uzmanları ve araştırmacıları ise internetin insanların hayatına girmesinin avantajlarının yanı sıra bir sürü sorun ve kaygıya da yol açtığını düşünüyorlar. Bu uzmanlara göre internet insani ilişkileri de ciddi derecede etkilemiştir. Sanal alemin insanlık hayatına verdiği en önemli zarar ise yerli kültürlerin Batı'nın liberal demokrasi kültüründe erimesidir. Bu zarar tüm toplumlar için geçerlidir. 

Sanal alemin diğer sorunlarından biri de saygı çerçevelerinin kırılması ve özellikle de toplumun temel taşı yani aile yapısının bozulmasıdır. Sanal alemde özellikle de sosyal ağlarda ilişkiler öyle tanımlanmıştır ki saygı çerçeveleri ve normlar kolaylıkla ayaklar altına alınabilsin. Ailevi ahlak, saygı, geleneksel öğretiler, kültürel ve toplumsal değerler sanal alemde ciddi derecede zarar görmüştür. Beşeri bilimler uzmanları sanal alemin suç oranını ve toplumsal sorunları arttırdığını düşünüyorlar. 

Sanal alemin sorunlarından biri de geniş çaplılığı ve ebeveynlerin çocukların ve gençlerin faaliyetine kontrolü olmamasıdır. Çoğu ebeveynler sanal alemin özellikleri ve bu olgunun yeni olmasından dolayı bu alemin ve kullanıcılarının özelliklerini tanımaya fırsat bulamamışlardır. Halbuki çocukları ve hatta bebekleri bile bu alanda her gün faaliyet yapıyor. 

Denetimsiz olduğunu fark eden çocuk ise farklı farklı sanal şebekelerle tanışıp yeni vadilere ayak basmaktadır. Zaten çocuklar ve gençler de meraklı olduklarından dolayı bu yeni vadilerde rahatlıkla büyük zararlara uğrayabilirler. Bu mesele ise uzun vadeli davranışlarının değişmesine ve karakteristik sorunlara, agresifliğe, zorbalığa, küstahlığa ve ailenin geleneksel değerlerine aykırı özelliklerin baş göstermesine neden olabilir. 

Sanal alemi doğru kullanmak çok önemli. Çünkü yanlış kullanım aile kurumuna da büyük zararlar verip toplumu da tehlikeli vartalara sürükleyebilir. Sanal alemin diğer zararlarından da bireyselcilik ruhunun büyümesi ve sorumlu olma hissinin küçülmesidir. Sanal alemin genişlemesi ile siber dolandırıcılık ve sahtekarlık da artıp daha beteri düşünsel yüzeyselcilik ve dini değerlere umursamazlık oranının artması ve lüksçü yaşamın yayılması ve görünüşte kalma fikrinin yaygınlaşması da kaçınılmazdır. 

Sözün özü, iletişim alanındaki yeni teknolojiler özellikle de sanal alem olumlu yanlarının yanı sıra doğru kullanılmadığı takdirde yıkıcı etkiler de bırakacağının kesin olmasıdır. 

Sanal alemde toplumsal sorunların önlenmesi ve azaltılması amacı ile bazı stratejileri izlemekte fayda var. 

İlk aşamada internet kullanımında günlük olarak kota belirlememiz ve zamanımızı planlı olarak kullanmamız şart. İnterneti yararlı bir şekilde kullanmaya çalışmak ve zamanımızı boşa harcayan sayfalara girmekten sakınmak bu yönde etkili bir adım sayılır. Gün içerisinde internetin yanı sıra Allah ile baş başa kalabileceğimiz onunla irtibat kurabileceğimiz zaman dilimlerine önem vermemiz ve maneviyatımızı güçlendirmemiz de bu yönde etkili olacaktır. Samimi aile ve dostlar arasında olmayı ihmal etmeyip onlarla konuşmaktan gaflet etmemek, kitap okumak ve dışarıda eğlenmeye vakit ayırmak bu yönde atılacak bir sonraki adımlardır. 

Sanal alem kullanıcılarının çoğu gençler ve çocuklar olduğundan dolayı, erişkinler ve büyükler çocuklarına doğru internet kullanımını öğretmekle mükelleftirler. Ayrıca televizyon kanalları da kısa ve öz programlar yayımlayarak bu yönde ailelere yardımcı olabilirler. 

Görüşler