Ocak 17, 2020 17:56 Europe/Istanbul

Bugünkü bölüm ve gelecek bir kaç bölümde İslam İnkılabının ikinci adımında bilimsel gelişmeyi ve dinamikliği konu edineceğiz.

İslam İnkılabı halihazırda hayatının beşinci onyılına ayak basmıştır. Geçen kırk yıl ise zorlukların geride bırakılması, siyasi ve ekonomik olarak deneyim kazanma ve İran milletinin baskılar, eksiklikler ve yaptırımlar karşısında sınanması dönemi olarak sayılabilir. Amerika ise bu devrime darbe indirmek için şimdiye kadar tüm araçlar ve fırsatlardan yararlanıp İran İslam Cumhuriyeti'ne diz çöktürmek istemiştir. Amerika son 40 yılda petrolün yaptırımlara tabi tutulması ayrıca İran'ın bilimsel olarak gelişmesini engellemek gibi baskı araçlarından yararlanarak İran'ı bağımlı yapmak ve geride kalmış bir ülke durumuna sokmak için elinden geleni yapmıştır. 

İran milleti ise direniş, çaba ve çalışma meydanında dik duruş sergileyerek tüm zorluklar, sorunlar ve engellere rağmen bu tehditleri fırsata çevirerek var gücü ile bağımlılıkların tamamen giderilmesi için çaba göstermiştir. 

İran İslam Cumhuriyeti bilimsel gelişme ve modern bilimlerde ilerlemeyi hedeflerinin en önemlileri arasında izlemektedir. 

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei ise Öğrenciler Günü aynı zamanda Dünya Emperyalizmi ile Mücadele Günü'nde yaptığı konuşmada bu hususta  şöyle buyurmuşlardır: "İran milletinin emperyalizm ile mücadelesinin zaruretlerinden biri de ülkenin bilimsel ve bayındırlık alanındaki gelişmesi için tam anlamı ile çaba gösterip direnilmesidir. Bu ise filizlenmeye ve zafere yol açacaktır."

İşte şimdi bu çabalar meyvelerini vermeye başlamıştır. Böylece İran İslam Cumhuriyeti tıpta biyoteknolojinin ardından ikinci devrim olarak sayılan kök hücreler alanında büyük ilerlemeler kaydetmiş ve önemli başarılar elde etmiştir. 

İran İslam Cumhuriyeti farklı hedefler doğrultusunda kullanılan uyduların yapımı ve fırlatılması için yerli bilime sahip olan bölgedeki tek ülke konumundadır. Böylece İran uzay alanında yeni doğan ve faaliyet yapan beş uzay gücü arasına girmeyi başarmıştır. Bu alandaki gelişmeler İran milletinin düşmanları tarafından da itiraf edilen gerçeklerdir. 

Siyonist Rejim Askeri İstihbarat Teşkilatı Başkanı Herzi Halevi bu gerçek konusunda itirafta bulunarak şöyle bir açıklamada bulunmuştur: Bugün inkar edilemez bir gerçekle karşı karşıyayız. İslami İran bilim ve teknolojinin yüksek zirvelerini geçmiş ve düşündürücü bir konuma ulaşmıştır.

İran İslam Cumhuriyeti son yıllarda bilim ve teknoloji alanında büyük başarıların altına imza atmıştır. İran klonlama, kök hücreler ve eczacılık alanında birçok başarı elde etmiştir. İran devrimden sonra tüm yaptırımlara rağmen havacılık, tıp ve sağlık alanında uzman güç yetiştirerek dikkat çekici gelişmeler gerçekleştirmiştir. 

İran'ın son yirmi yılda bilim ve teknoloji alanındaki başarıları 200'ü aşkın ülke arasında İran'ı 16'ıncı sıraya yerleştirmiştir. Kimi kritik ve yeni doğan bilim dalında ise İran şimdiden ilk sıraya uzanmıştır. Bu gelişmeler ülkenin mali ve bilimsel olarak boykot edildiği bir sırada gerçekleşmiştir. 

Katedilen yol taşıdığı tüm ehemmiyetine rağmen sadece yolun başlangıcı sayılır. İran İslam Cumhuriyeti hala küresel bilim zirvelerinin gerisindedir. Bu yüzden kendini zirvelere taşıması için bu yol devam etmelidir. İslam İnkılabının İkinci adımında İran önemli dallarda mevcut sınırları aşmak istiyor. 

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Bilim ve Teknoloji Araştırmacıları ve yetkilileri ayrıca akademisyenler ile görüşmesinde bilişsel bilimlerin tıbbi, toplumsal ve ekonomik ve genel olarak bilimsel alanlarındaki önemine değinerek bu bilim dallarında da daha fazla gelişmelerin sağlanmasına vurgu yaparak şöyle buyurdular: "Yeni bilim dalları ve teknolojilerden geri kalan her millet, geri kalmışlıktan, hor düşürülmekten ve güçler tarafından sömürülmekten başka bir akıbeti olmayacaktır. Bu yüzden ülkenin bilimsel hareketinin ivmesi azalmamalı ve durmamalıdır, Hatta bu ivme uzun yıllar boyunca bilimsel zirvelere ulaşana kadar artmalı ve güçlenmelidir. "

İslam İnkılabı Rehberi şimdi de İslam İnkılabı zaferi ve direnişinin kırk yıllık geçmişini göz önünde bulundurarak, kazanılan kazanımlar ve gelişmelerden yola çıkarak İslam İnkılabının İkinci Adımı bildirisini yayımlamışlardır. Ayetullah Hamanei son yıllarda defalarca kutsal İslam Cumhuriyeti yönetiminin asıl yolu ve sonucunu yeni İslami medeniyetin oluşturulması olarak tanımlamış ve bu yolu aydınlatmaya çalışmışlardır. 

Siyasi uzman akademisyen Nusretullah Haydari İslam İnkılabının İkinci Adımı başlıklı bildirisi ile ilgili şöyle bir değerlendirmede bulunmuştur: " İslam İnkılabı Rehberi İkinci Adım bildirisinde, İslam İnkılabının ilk adımının kazanımlarını İslam İnkılabının yapılanması ve sistemleşmesinin sonucu olarak biliyor. Bu kazanımlar önem arzediyor çünkü İslam Cumhuriyeti, İslam İnkılabının mahiyeti ve de onun anti-emperyalist mahiyeti yüzünden şiddetle baskı altında idi. " 

Baskı altında elde edilen kazanımlardan biri de ülkenin toprak bütünlüğünün korunması ve de güvenlik ve istikrarın sağlanması ve en önemlisi de dini demokrasinin kurulmasıdır. İran İslam Cumhuriyeti dünya emperyalizmi tarafından dayatılan 8 yıllık savaş, yaptırımlar ve fitneleri milletinin dayanışması, direnişi ve duyarlılığı ile geride bırakmıştır. Tabii halkın desteği olmadan zaten bu devrim gerçekleşmezdi ve yoluna devam edemezdi. İşte İslam İnkılabının yumuşak gücü milletinden aldığı bu destektir. 

İslam İnkılabı ikinci adıma ayak bastığı bir sırada İran'ın kalkınma ve gelişme yolundaki hızlı hareketi İslam Cumhuriyeti'nin stratejik hedeflerinden birine dönüşmüştür. Bu doğrultuda İslam İnkılabı Rehberinin ikinci adımda belirlediği strateji bilim biriktirmeye ve araştırmaya dayanmaktadır. Çünkü artık bilim ve ilim izzet ve gücün kaynaklarından biri haline gelmiştir. 

İslam İnkılabı Lideri İslam İnkılabının ikinci kırk yılına ayak bastığı sırada tüm küresel meseleleri ve koşulları göz önünde bulundurarak ileriye dönük hareket stratejisinin devamını istemektedir. Ülkenin bu bilimsel kampanyaya katılması önem arzediyor çünkü küresel ekonomi otuz yılı aşkın bir süredir ham kaynaklar ve tarımcılığı hatta endüstriyel dönemi bile geride bırakmış ve bilim tabanlı döneme ayak basmıştır. 

İran'ın son kırk yıldaki başarıları ve atılımları, baskılar karşısında gösterilen direnişin ve İran milletinin bilimsel potansiyellerinin filizlenmesi sonucudur. Bu başarılar hiçbir etkenin İran milletinin yüksek bilimsel ve kalkınma zirvelerine ulaşmasında engel teşkil edemeyeceğini göstermektedir. 

İslam İnkılabının İkinci Adımı bildirisi  ise  örnek bir belge olarak İran İslam Cumhuriyeti'nin sorunları ve engelleri aşması için gereken yol haritası olup izzet ve yücelmenin yolunu da belirlemektedir. 

İslam İnkılabı Rehberi'nin bilimsel cihat ile ilgili vurgu yaptığı önemli meselelerden biri de bilimsel yeterliliktir. 

İslam İnkılabı Rehberi İslam İnkılabının İkinci Adımı bildirisinde şöyle bir hatırlatmada da bulundu: "... Bilim öğrenmek başka, bilim üretme başka bir meseledir. Bilim alanında vagonlarımızı Batı'nın lokomotifine bağlamamalıyız. Tabii bu bağlama belirli gelişimlere yol açacaktır. Bunda bir kuşkumuz yoktur. Ancak bu husus  ayak uydurma, yaratıcılıktan yoksunluk ve manevi bakımdan uşaklık etmeyi gerektirir. Bu ise caiz değildir."

Etiketler

Görüşler