Ocak 21, 2020 13:09 Europe/Istanbul

Bu bölümde İran İslam Cumhuriyeti dönemindeki bilimsel gelişim ve bilimsel dinamikliği konu edineceğiz.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, büyük İran milletinin İslam Cumhuriyeti'nin hayatının ikinci kırk yılındaki yol haritasını belirlerken yayımladıkları stratejik bildirileri ile İslam İnkılabının karşılaşacağı fırsatlar ve zorluklar hakkında bilgi vermiştir. 
İslam İnkılabı Lideri'nin İslam İnkılabının İkinci Adımı bildirisinde öne çıkarılan kilit noktalardan biri de İran'ın bilimsel konumunun geliştirilmesidir. 

İslam İnkılabı Rehberi bu hususta şöyle buyurmuşlardır: "Biz hala dünya bilimsel zirvelerinden uzağız. Bu zirvelere ulaşmamız gerekiyor. Önemli dallarda mevcut bilimsel sınırları aşmak zorundayız. Bu aşamadan hala çok uzağız. Tabii biz sıfır noktasından başlayan bir milletiz. Dünyada bilimsel yarışmanın başladığı Pehleviler ve Kaçarlar döneminde yaşadığımız utanç verici bilimsel geri kalmışlık bize ağır bir darbe indirip bizi hızlı bir şekilde yoluna devam eden bilimsel kafileden fersahlarca uzaklaştırdı. Yine de ülkede bilimsel bir devrimin temel taşları atıldı ve bu devrim nükleer alandaki şehitler gibi bedeller ödedi. Ayağa kalkın ve sizin bilimsel cihadınızdan ciddi şekilde korkuya kapılan kinci ve kötü yürekli düşmanlarınızı hezimete uğratın. "

İslam İnkılabının İkinci Adımı bildirisinin bu bölümünün içeriğini analiz ettiğimizde İslam İnkılabının hayatının yeni evresinde stratejik hedeflerden birinin de küresel bilim ve bilgi arenalarına yakınlaşmak ve ülkenin bilimsel gelişimine ivme kazandırmak olduğu görüyoruz. 

Geçen yıllara baktığımızda İslam İnkılabı zaferinden bir kaç yıl sonrasına kadar dönemde bile İran'ın kimi şehirlerinde uzman iş gücü ve insani gücün olmadığı tıbbi ihtiyaçlar ve doktorlar kadrosunun bile bölge ülkelerin temin edildiğini görüyoruz. 

1990'lı yıllarda ise Yüksek Öğretim Kurulu'nun bu alandaki eğitim kursları ve dönemlerini oluşturması ve geliştirmesi ile ülke çapında bilim üretimi ve araştırma çalışmaları alanında büyük bir atılım yaşandı. Böylece araştırma enstitüleri ve eğitim kurumları ve merkezleri de ülke çapında artmaya başladı. On yıl sonra ise bu merkezlerin kurulması ile ülkenin bilimsel gelişmesi de hızlanmaya başladı. 

Son onyılda ise istatistikler İran'ın bilimsel üretim bakımından dünyada 16'ıncı sırada yer aldığını gösteriyor. Bu bilimsel konum, İran'ın bilimsel itibarının da artması anlamına gelmektedir. 

Eğitim göstergeleri İranlı üniversitelerin  Biyo-teknoloji, nano-teknoloji  gibi bilimsel alanlarda dünyada ilk 10'da yer aldıklarını göstermektedir. 

Ayrıca son yıllarda İranlı bilim adamları kök hücre teknolojisi, nükleer teknoloji, uzay-hava, ilaç üretimi ve tıbbi alanlarda büyük başarılar elde etmişlerdir. 

Yine istatistiklere göre İran çapında devlete bağlı 119 yüksek öğretim merkezi ve üniversitesi, idari organlara bağlı 28 yüksek öğretim merkezi, 295 kâr gütmeyen üniversite, 550 uzaktan eğitim üniversitesi, 385 açık öğretim üniversitesi,  739 uygulamalı bilimler ve teknik yüksek öğretim merkezi, 274 mesleki eğitim ve öğretim yetiştirme merkezleri faaliyet göstermektedirler. Bu üniversiteler ve eğitim merkezlerinde yaklaşık 5 milyon öğrenci eğitim görmektedirler. 

1990'lı yılların başından beri İran'daki eğitim merkezlerinin araştırma bölümleri de faaliyete geçmiş ve yüksek lisans ve doktora dönemleri, yeni araştırma dönemleri, yeni laboratuvar çalışmaları ve uzman güç yetiştirme dönemleri de başlatılmıştır. Böylece İran üniversiteleri de bilimsel ve teknolojik gelişme yönünde önemli adımlar atmıştır. İran üniversitelerinde 80 bini aşkın hoca ve öğretim üyesi faaliyet göstermektedir. Bu seçkin kesim ülkenin bilimsel gelişmesinde büyük bir rol oynamaktadırlar. 

Halihazırda ülkenin matematik, kimya, fizik, beşeri bilimler, temel bilimler ve saire gibi farklı bilimsel alanlardaki gelişiminin İslam İnkılabı öncesi dönemine göre çok daha büyük olduğunu ve bu alanda kıyaslanamaz bir gelişimin olduğunu söylemek gerekiyor. 

Üniversite hocası, stratejik işletmecilik ve yönetim profesörü Rıza Fayyaz Moctehedi İran'ın İslam İnkılabı sonrasındaki bilimsel kazanımları ile ilgili şöyle bir değerlendirmede bulunmuşlardır: " İslam İnkılabı sonrası akademik alanda ve de sanayi ve savunma alanında büyük gelişmeler yaşandı. Bu atılımlar geçmiş ile kıyaslanamaz derecede büyüktü. İslam İnkılabı öncesi dönemde yabancı mühendisler ve teknisyenler İranlı mühendislerin sanayinin geliştirilmesi için gereken bilimsel bilgilerin erişimini bile engelliyorlardı. " 

Rıza Fayyaz sözlerine şunları da eklemektedir: "İran'ın hava-uzay, biyo-teknoloji, nükleer, nano ve tıbbi alanlardaki gelişimi dünya için inanılmazdı. Üstelik bu gelişimler İran'ın yaptırım baskısı altında olduğu büyük bir dayatılan savaş ile geride tutulmaya çalışıldığı bir sırada gerçekleşmiştir. "

Uluslararası bilimsel sıralama ve puanlama sitesi Times ise 2019 sıralamasında İran'ın dikkat çekici yüzde 60'lık bilimsel büyüme ile İslami ülkeler arasında üniversite kaliteleri açısından ilk sırada yerleştiğini açıkladı. 

İslam Dünyası Bilimsel Veri Tabanı-İSC atıf sitesi sorumlusu Dr. Muhammed Cevad Dehgani bu hususta şöyle diyor: "2012 ile 2014 yılları arasında İran'da sadece bir tek üniversite ve 2015 yılında da sadece Tahran Şerif Teknik Üniversitesi ve İsfahan Teknik Üniversitesi Times'ın sıralamasında görülüyordu. Ancak 2016 yılında bu sıralamadaki İranlı üniversitelerin sayısı 8'e ve 2017 yılında da 13'e ve ve 2018'de de 18'e yükseldi. Bu sene ise 11 üniversitenin de bu sıralamaya dahil olması ile dünyanın 85 ülkesinden önde gelen 1258 üniversitesi arasında 29 İran üniversitesi de kendi yerini almış oldular. "İran bilimsel sıralamalarda İslami ülkeler arasında 29 önde gelen seçkin üniversiteleri ile ilk sırada yer almaktadır. İran'ı Türkiye 23 üniversite, Mısır 19 üniversite ve Malezya 11 üniversite ile takip etmektedir. Diğer İslami ülkeler ise az sayıda üniversiteleri ile bu listeye girmişlerdir. 

US News Dergisi de Tahran Üniversitesini İran'ın en iyi üniversitesi ve Asya'nın 63'üncü önde gelen üniversitesi olarak değerlendirmiştir. Bu değerlendirme ve sıralamada ise bilimsel makaleler ve bilimsel kazanımların baz alındığı ifade edilmiştir. 

İran çapında araştırma alanındaki bilimsel üretim de bilim ve tekonoloji parklarındaki merkezlerde başlamıştır. İran İslam Cumhuriyeti bilim ve teknoloji bakanlığının istatistiklerine göre ülke çapında 43 bilim ve teknoloji parkı  faaliyet göstermektedir. Bu bilim ve teknoloji parklarında ise bilim ve bilgi tabanlı birçok şirket yeni ürünlerini üretmekle meşguldür. 

Uluslararası atıf veri tabanları sayılan ISI ve Scopus da yayımladıkları raporlarda İran'ın son yıllarda uygun bir seviyede bilimsel gelişim yaşadığına değinerek İran'ın bilimsel alanda iyi bir konuma sahip olduğunu da onaylamışlardır. 

Ortak bilimsel projelerin hayata geçirilmesi, doktora öğrencileri takası, İranlı profesörlerin yanı sıra yabancı bilim adamlarının da öğretim üyeliğine seçilmesi, ortak çalıştaylar, paneller, seminerler ve konferansların düzenlenmesi İran'daki belli başlı akademik faaliyetlerden sayılır. 

İran'da 2100'ü aşkın yabancı uyruklu öğretim üyesi, ikili çalışmalar, seminerler, eğitim kurslarının düzenlenmesi ve ortak projelerin bölge ve dünya çapında hayata geçirilmesi tüm bu akademik ve bilimsel gelişimin önemli göstergeleri sayılmaktadır. 

İşte bu bilimsel kazanımlar İslam İnkılabının ikinci adımı yolundaki hareketinde önemli bir dayanak sayılmaktadır. 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei ise bu konuda şöyle buyurmuşlardır: "Burada demek istediğim, katedilen bu yolda şimdiye kadar alınan mesafenin sadece bir başlangıç olmasıdır. Biz hala dünyanın bilimsel zirvelerinden uzağız. Bu zirvelere ulaşmamız şart. Önemli dallarda bu bilim sınırlarını zorlamamız gerekiyor, bu sınırları aşmamız gerekiyor. "

Etiketler

Görüşler