Temmuz 19, 2020 13:37 Europe/Istanbul

SAD suresinin 59 ila 66. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.

SAD suresinin 59 ila 61. ayetleri:

 

هَذَا فَوْجٌ مُقْتَحِمٌ مَعَکُمْ لَا مَرْحَبًا بِهِمْ إِنَّهُمْ صَالُوا النَّارِ (38:59)

قَالُوا بَلْ أَنْتُمْ لَا مَرْحَبًا بِکُمْ أَنْتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَا فَبِئْسَ الْقَرَارُ (38:60)

قَالُوا رَبَّنَا مَنْ قَدَّمَ لَنَا هَذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِی النَّارِ (38:61)

 

Yani:

İşte şunlar da sizin peşinize düşenlerdir. Onlara merhaba yok. Çünkü onlar cehenneme salınıyorlar.

 

(Arkadan gelenler öncekilere:) Derler ki: "Hayır, asıl size merhaba yok. Çünkü cehennemi bize siz takdim ettiniz. Bakın o ne kötü yatak!"

 

"Ey Rabbimiz! Bize bunu takdim edenin ateşteki azabını kat kat artır" derler.

 

Geçen bölümde kıyamet gününde bazı zalimlerin ve isyan edenlerin bazı cezaları beyan edildi. Bu ayetler ise şöyle devam etmekte:

Cehennem ehli olanlar yeni gelenleri karşılamaz, fakat onları serzeniş ederek laf atarlar. Kur'an'ı Kerim ayetlerine göre hem sapkınların önderleri onları izleyenleri ve hem onları izleyenler önderlerini serzeniş ederek bu duruma düşmekten karşı tarafı sorumlu tutar ve lanetlemeye başlar.

Cehennem bekçileri küfür ve şirk elebaşılarına şöyle der: Bunlar dünyada sizi izleyen kişilerdi ve şimdi toplu halde sizlerle birlikte ve peşinizden cehenneme giriyorlar. Dünyada sizi izleyen onlar bugün burada cehennemde de sizin yanınızda olacak ve hepiniz birlikte ateşte yanacaksınız.

Aslında bir grup insan bir yere girdiklerinde, orada bulunanların yeni gelenlere hoş geldiniz, demeleri bir gelenek ve adettir. Ancak daha önce cehenneme giren şirk ve küfür elebaşıları şimdi oraya girenlere şöyle der: Cehenneme hoş gelmediniz. Cehenneme girenler de orada karşılaştıkları elebaşıları ve önderlerine şöyle diyorlar: Sizi de hoş görmedik. Bizi buralara sürükleyen ve cehenneme ve azabına düşürenler sizlerdiniz. Ve ardından Allah’tan önderlerinin azabını iki kat yapmasını talep ederler, zira onları bedbaht eden ve saptıran ve bu hale düşüren, küfür ve şirk elebaşlarıydı.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – Cehennem ehli olanlar birbirini serzeniş eder ve birbirine karşı nefret duyarlar. Her kesim öteki kesimi suçlu bilir ve hakaret eder.

2 – Kıyamet günü, insanın dünyada yaptıkları amellerin tecelli ettiği yerdir. İnsan amellerinin sonuçlarını kıyamet gününde görebilir.

3 – İnsan kendi günahından başkasını sorumlu tutamaz. Gerçi küfür ve şirk elebaşıları baş suçlulardır ve cezaları da daha ağır olur, fakat bu durum kesinlikle onları izleyenlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Gözü kulağı kapalı küfür ve şirk elebaşılarını izleyenler de suçludur ve her iki kesim birlikte cehennem ateşinde yanacaktır.

 

SAD suresinin 62 ila 64. ayetleri:

 

وَقَالُوا مَا لَنَا لَا نَرَى رِجَالًا کُنَّا نَعُدُّهُمْ مِنَ الْأَشْرَارِ (38:62)

أَتَّخَذْنَاهُمْ سِخْرِیًّا أَمْ زَاغَتْ عَنْهُمُ الْأَبْصَارُ (38:63)

إِنَّ ذَلِکَ لَحَقٌّ تَخَاصُمُ أَهْلِ النَّارِ (38:64)

 

Yani:

Bir de derler ki: "Kötülerden saydığımız birtakım adamları (fakir müminleri) niye göremiyoruz?"

 

"Onları eğlence yerine tutmuştuk ha! Yoksa bu gözler onlardan kaydı mı?"

 

Şüphesiz ki bu haktır. Ateş ehlinin birbiriyle tartışması muhakkak olacaktır.

 

Cehennem ehli olanlar bu dünyada kendilerini yüksek mevkili ve kişilikli insanlar bilirdi. Onlar mümin ve dindar insanları toplumun alçak kesimlerine ait olan insanlar olarak görüyor ve her fırsatta şayeste insanlarla alay ediyor ve sözleri ve hareketleri ile bu insanları taciz ediyordu.

Bu ayetler ise şöyle buyurmakta:

Güya onlar kendileri cehenneme düştükleri gibi, mümin kulları da cehennemde görmek istiyorlar, fakat iman ehli olanları orada göremeyince şöyle demeye başlıyorlar: Acaba biz onlarla haksız yere mi alay ediyorduk ve onlar şimdi cennette mi yaşıyorlar ki biz onları göremiyoruz?

Günümüzde de sulta düzeni ve sömürü sisteminin elebaşıları dünyanın dört bir yanında dayattıkları zulüm ve haksızlıkların karşısında mazlum konumda olan milletlerin hiç bir tepki vermemelerini ve onların dayattıkları kültürü ve değerleri benimsemelerini istiyorlar. Bu arada eğer bazı mümin ve adalettalep insan onların dayattıkları zulümlere karşı mücadele etmeye kalkışırsa da onları şer ve isyancı ve uluslararası düzeni bozmaya çalışan kişiler niteliyorlar.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – Nice insan vardır bu dünyada alaya maruz kalır, fakat kıyamet gününde kurtulanlardan olur ve doğrucu cennete girer, fakat onlarla alay edenler cehennemi boylar.

2 – Dünyada insanların dış görünüşüne göre yargıda bulunmamalıyız. Nice insan vardır bu dünyada alçak konumda gözükebilir, fakat kıyamet gününde seçkin konuma kavuşabilir.

 

SAD suresinin 65 ve 66. ayetleri:

 

قُلْ إِنَّمَا أَنَا مُنْذِرٌ وَمَا مِنْ إِلَهٍ إِلَّا اللَّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ (38:65)

رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَیْنَهُمَا الْعَزِیزُ الْغَفَّارُ (38:66)

 

Yani:

De ki: "Ben ancak korkuyu haber veren bir peygamberim. O tek ve kahredici olan Allah'tan başka tanrı da yoktur."

 

"O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır."

 

Cehennem ehli olanların cezalarını beyan eden ayetlerin sonunda Allah teala İslam Peygamberi’ni -s- şöyle buyuruyor:

Kafirlere ve müşriklere ve elebaşılarına de ki: Ben de sizi geçmişlerinizden ibret almanız ve küfür ve şirkten el çekmeniz konusunda uyarıyorum. Bilin ki Allah’tan başka ilah yoktur. O’nun gücü sonsuzdur ve hiç kimse O’nun karşısında direnemez. O gökleri ve yeri yaratan ve varlık aleminin tüm işlerini tedbir eden Allah’tır ve gayet tabi eşsiz ve yenilmez gücünün yanında O’na dönen günahkarlara karşı çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

1 – Müjdenin yanında ikaz ve uyarı da olmalıdır. Böylece insanın kalbi üzerindeki gaflet perdeleri aralanır. İnsan yaşamında türlü tehlikelerle karşı karşıya bulunduğundan, ikaz ve uyarı, insanın uyanmasına ve yanlış yola girmesine mani olabilir.

2 – Varlık aleminin tümü tek bir iradenin altındır ve Allah tealanın gücü ve tedbiri varlık aleminin tamamına hakimdir.

3 – Allah tealanın gücü hem sınırsızdır, hem de rahmeti sonsuzdur. Oysa dünyevi düzenlerde güç sahibi olanlar genellikle böyle değildir.