Mart 07, 2021 11:15 Europe/Istanbul

Zümer suresinin 71 ila 75. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.

ZÜMER suresinin 71 ve 72. ayetleri:

وَسِیقَ الَّذِینَ کَفَرُوا إِلَى جَهَنَّمَ زُمَرًا حَتَّى إِذَا جَاءُوهَا فُتِحَتْ أَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا أَلَمْ یَأْتِکُمْ رُسُلٌ مِنْکُمْ یَتْلُونَ عَلَیْکُمْ آَیَاتِ رَبِّکُمْ وَیُنْذِرُونَکُمْ لِقَاءَ یَوْمِکُمْ هَذَا قَالُوا بَلَى وَلَکِنْ حَقَّتْ کَلِمَةُ الْعَذَابِ عَلَى الْکَافِرِینَ (39:71)

 قِیلَ ادْخُلُوا أَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِدِینَ فِیهَا فَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَکَبِّرِینَ (39:72)

 

Yani:

O küfredenler, bölük halinde cehenneme sürülür. Nihayet oraya geldikleri zaman kapıları açılır, bekçileri onlara: Size, içinizden Rabbinizin âyetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler gelmedi mi? derler. "Evet geldi" derler ama, azap sözü kâfirlerin üzerine hak olmuştur.

 

Onlara: İçinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin; kibirlenenlerin yeri ne kötü! denilir.

 

Geçen bölümde kıyamet günü geldiğinde, ilahi mahkeme çeşitli şahitlerin huzurunda ve herkesin amel dosyası açılarak kurulduğunu ve bu mahkeme adalet ve hak temelinde herkesin kaderini ve cennete veya cehenneme gideceğini belirlediğini anlattık. Bu ayetler ise şöyle buyurmakta:

Cehenneme gitme cezasına çarptırılanlara karar bildirildikten sonra gruplar halinde cehenneme doğru sürüklenirler, zira onlar kendi istek ve iradeleri ile cehennem girmek istemedikleri bellidir. Kur'an'ı Kerim’in tabiri ile cehennemde görevli melekler onları cehennem kapılarına kadar sürükler ve o sırada cehennem kapıları açılır. Bu arada cehennem bekçileri onları fani dünyada işledikleri yanlış amelleri yüzünden serzeniş eder ve acaba kendi aralarından ilahi ayetleri onlara okuyacak ve uyarıları ile bugün içine düştükleri durum hakkında ikazda bulunacak peygamberler gönderilip gönderilmediğini soracaktır. Cehennem bekçileri onlara şöyle diyecek: Neden peygamberlerinizin sözlerini tekzip ettiniz ve onların uyarı ve ikazlarını unuttunuz? Acaba kıyamet gününü tekzip etmek veya unutmakla istediğiniz her şeyi yapabileceğinizi mi zannettiniz? Ne oldu da bu kapkara kadere mahkum edildiniz?

Doğal olarak o sırada cehenneme mahkum edilen insanlar, seçtikleri yolun yanlış olduğunu ve haklarında verilen cehennem kararı ve ilahi emirden hiç bir dönüş olmadığını itiraf etmek zorunda kalacaktır. Bu diyalog cehenneme mahkum edilenlerin cehennem kapılarından girmeleri ile birlikte son bulur. Cehennem bekçileri onlara cehennem kapılarından içeri girmelerini ve ebediyen orada kalmalarını emreder ve gerçekten ne kötü bir yerdir cehennem denen mekan; kibirli ve günahkar insanların yeri.

Kuşkusuz cehennem ehli olanların küfür, şirk ve sapmalarının esas kaynağı onların hak karşısında kibir ve isyankarlığıdır. Bu zümre fani dünyada sürekli hak karşısında kibirli davranmış ve ömürlerinin sonuna kadar yanlış yoldan el çekmemiştir. Nitekim onların küfür üzerinde ısrarı ve ilahi ayetleri inkar etmelerinin sonucu ebediyen cehennemde kalmaktır.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – Bu dünyada kibirli davranan ve peygamberlerin hak sözünü inkar edenler, kıyamet gününde aşağılanırlar. Bunun bir örneği onları cehenneme doğru sürükleyen meleklerin onlara karşı bu davranışıdır.

2 – Kuşkusuz hiç kimse hüccet tamamlanmadan önce cehenneme gönderilmez. Kıyamet gününde suçlular hatalarını itiraf eder ve hak sözü duyduğu halde benimsemediğini kabul eder.

3 – İnsanların azapla cezalandırılmalarına yol açan şey onların küfre sapmalarıdır ve küfrün kökleri de hak karşısında kibirli davranmaktır.

 

ZÜMER suresinin 73 ve 74. ayetleri:

 

وَسِیقَ الَّذِینَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ إِلَى الْجَنَّةِ زُمَرًا حَتَّى إِذَا جَاءُوهَا وَفُتِحَتْ أَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَامٌ عَلَیْکُمْ طِبْتُمْ فَادْخُلُوهَا خَالِدِینَ (39:73)

وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِی صَدَقَنَا وَعْدَهُ وَأَوْرَثَنَا الْأَرْضَ نَتَبَوَّأُ مِنَ الْجَنَّةِ حَیْثُ نَشَاءُ فَنِعْمَ أَجْرُ الْعَامِلِینَ (39:74)

 

Yani:

Rablerine karşı gelmekten sakınanlar ise, bölük bölük cennete sevk edilir, oraya varıp da kapıları açıldığında bekçileri onlara: Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedî kalmak üzere girin buraya, derler.

 

Onlar: Bize verdiği sözde sadık olan ve bizi, dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna vâris kılan Allah'a hamdolsun. İyi amelde bulunanların mükâfatı ne güzelmiş! derler.

 

Kafirlerin aşağılanarak cehenneme götürülmelerinin aksine, iman ehli olanlar ve salih amellerde bulunan insanlar büyük bir saygı ile cennete götürülür ve cennet kapıları onlar oraya varmadan yüzlerine açılmıştır. O sırada rahmet melekleri olan cennet bekçileri onlara selam verir ve cennete girmelerini saygı ile karşılar ve onlara ebediyen cennette kalacaklarını müjde verir.

O sırada cennet ehli olanlar yüce Allah’ın sözünü tutması ve onları cennete yerleştirmesi yüzünden şükranlarını sunar.

Bu arada kibirli kafirlerin cehennemde ebediyen kalacakları gibi, salih kulların ve mümin insanların da cennette ebediyen kalacakları belirtilmelidir. Gerçi dürüst insanlar diğer insanlar gibi fani dünyada kısa bir süre yaşamıştır, ama yine de bu kısa süreye rağmen, yeryüzünde bin yıl yaşamış olsalardı bile yine Allah tealanın emirleri karşısında mutlak teslimiyet içinde olacakları kesindir. Nitekim bu özellik onların içine kök salmış ve sabit ve ebedi özelliklerine dönüşmüştür.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – Cennete girebilmek için sırf iman etmek yeterli değildir ve bunun yanında takvalı olmak ve salih amellerde bulunmak da şarttır.

2 – Cennet halkı cennete girerken Allah tealaya şükreder, zira her nimete kavuşmak şükretmeyi gerektirir, üstelik cennet, Allah tealanın ihlaslı kullarına sunduğu en büyük nimetlerden biridir.

3 – Salih amel olmadan cennete giremeyiz. İman ve takva ancak salih amel ve Allah yolunda çaba harcamakla beraber olursa insanı cennete götürür, yoksa amelsizlik ve inzivaya çekilmenin bu uğurda hiç bir faydası yoktur.

 

ZÜMER suresinin 75. ayeti:

 

وَتَرَى الْمَلَائِکَةَ حَافِّینَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ یُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِیَ بَیْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَقِیلَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِینَ (39:75)

Yani:

Melekleri görürsün ki, Rablerine hamd ile tesbih ederek Arş'ın etrafını kuşatmışlardır. Artık aralarında adaletle hükmolunmuş ve "alemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun" denilmiştir.

 

Zümer suresinin son ayeti olan bu ayette Allah teala Resulü’ne -s- şöyle buyurur:

O günde melekleri görürsün; ilahi Arş etrafında toplanmış ve yüce Allah’ın kulları hakkındaki emirlerini yerine getirmeye hazır vaziyettedir. O günde insanların arasında hak ve adalet temelinde hükmedilir ve insanlar buna göre Allah tealaya şükreder.

Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – Hem cehennem ve hem cennet bekçileri olan melekler yüce Allah’ın emrini yerine getirmekle görevlidir ve Allah’tan başka hiç kimsenin emrini uygulamazlar.

2 – İlahi hamd ve tesbih bir arada olur. Hamd ve tesbih ancak alemleri tedbir Allah ve işinde hiç bir kusur olmayan Allah’a mahsustur.