Mayıs 14, 2021 21:28 Europe/Istanbul

Tüm dünya Müslümanları nerede olurlarsa olsunlar, Ramazan bayramı günü mutlu ve mesutturlar ve kulluk edip Allah'ın nezdinde secdeye indikleri için iflah duygusu içerisindedirler. Biz de Ramazan bayramı dolayısı ile sizlere iki bölümlük özel bir program hazırladık. İkinci bölümü birlikte dinleyelim.

Ne mutlu Ramazan bayramının sevinci ve mutlululuğunu yaşayanlara! Ne mutlu bu sevincin ve heyecanın yanı sıra  kulluk yoluna devam etmek için planları olanlara.  İşte bunlar, Ramazan ayında elde ettikleri takvayı koruyan, hazır ve tertemiz kalplerini korumaya çalışanlardır.  Onlar  Ramazan bayramını  bir son değil ruhları ve vücutlarında daha derin bir değişiklik sürecinin başlangıcı olarak görürler.   Allah'a yakınlaşma sürecini Ramazan ayında olduğu gibi diğer aylarda da devam ettirmek isterler. 

 Ramazan bayramı veya fıtır bayramı, insanın manevi fıtratına dönme bayramıdır.  Müslümanlar  Allah ile kurdukları sevgi dolu bağlara dayanarak, bir ay boyunca oruç tutup, zikir ve dua edip Kuran tilavet ederler.   Dilleri günah ve şirk sözlerinden uzak durur. İçmek ve yemekten sakınırlar. Böylece kalpleri ilahi nur ışınlarını almaya hazırlanır. Böylece Ramazan bayramında ilahi mükafatlar ile  ödüllendirilirler.  

Bir ay ibadet ve kulluğun ardından ilahi affın ve bağışlanmanın  tadını tatmak ne kadar de ferahlatıcı  ve etkileyici.  Müminler  Ramazan bayramı gününde   karanlık bir kozadan kurtulmuş bir kelebek misali aydınlığa doğru kanatlanıp, kötülüklerden iyiliklere doğru uçarlar. Öyle ki gönülleri vasfedilemez bir heyecan ve zevk ile dolu olur.  

İmam Ali as ise   bu hususta şöyle buyurmaktadır: "  Ey Allah'ın Kulları!  Oruç tutan erkek ve kadınlar için en ufak getiri meleklerin Ramazan ayının son gününde onlara şöyle söylemesidir: " Ey Allah'ın Kulları!  Size müjdeler olsun ki geçmişteki tüm günahlarınız affedildi.  Bundan sonra ne yapacaklarınıza bakın. "

Yeryüzünde ve gökyüzünde kutlama var. Melekler müminlere ilâhî mükâfatlar ve ödüller getirmiş, müminler bu büyük günde birbirini izleyen tekbirlerle Ramazan Bayramı namazları saflarında toplanmış ve birliğin ihtişamını sergilemiştir. Namazın saflarında, sadakat, samimiyet ve duygudaşlık, kardeşlik ve fedakarlık duygusu dalgalanmaktadır ve tüm İslam ülkelerinde müminlerin gönlünü birbirine bağlayan bir nehir akmaktadır.

Şeyh Müfid ise "Amali" adlı kitabında şöyle yazar: "İnananlar, Allah'a birkaç adım daha yakın olma çerçevesinde Ramazan ayının gecesi ve gündüzündeki çabaları sonucunda bir neşe ve mutluluk hali içindedir. Bayram günü olan Şevval'in ilk günü gusül edilmesi gereklidir ve bu günahlardan silinmek sembolüdür.  Güzel ve temiz giysiler giymek, hoş kokulu olmak, dışarı çıkıp gökyüzünün altında dua etmek, hepsi hikmet dolu bir sevinç ve mutluluğun emaresidir. "

Ramazan Bayramı, en önemli İslami bayramlardan biridir ve İslam ülkelerinde özel bir ihtişam ve görkemle kutlanır. Oruç tutmanın yasak olduğu bu günde tüm Müslümanlar, Ramazan Bayramı namazlarının yanı sıra belirli adetler ve gelenekleri de yerine getirmeye çalışırlar. Rengarenk tatlıların, şerbetlerin ve şekerlerin dağıtılması Müslümanlar arasında hoş bir atmosfer yaratır. Sokakları süslemek, yeni kıyafetler giymek, yıkanmak ve temizlemek, çocuklara bayramlık vermek, büyüklerin evine gitmek, dini mekanları ziyaret etmek ve mezarları ziyaret etmek Müslümanların Ramazan Bayramı'ndaki güzel davranışlarından bazılarıdır.

Bu bayramda Irak halkı İmam Hüseyin'in as kutsal türbesini ve İmamların nur dolu türbelerini ziyaret ediyor. Kadınlar un, susam ve hurmadan yapılan Kalice adlı özel bir hamur işi kurabiyeleri ve kekleri yapar. Birbirlerini ziyaret edip bu tatlıyı çay ve şurupla içerler. Ramazan Bayramı'nda Hindistan'daki Müslümanlar, namazdan sonra ailenin en büyük üyesini de ziyaret ederler. Misafirlerini bekleyen ve gelmeleri için evi hazırlayıp temizleyen kişi, yemek pişirerek akraba ve tanıdıklarını bekler. Küçükler daha sonra büyük aile ziyaretine çiçekler ve buketler ile giderler ve Ramazan Bayramı öğlenini birlikte geçirirler. Hindistan'da böyle bir günde sokaklarda ve çarşı pazarlarda geleneksel Hint müziği çalınır ve insanlar yeni kıyafetler giyerler.

Ramazan Bayramı'nda Endonezyalılar namazdan sonra kalpleri birleştirip  Helal-Helal adı verilen bir tören düzenleyerek helalleşip barış ve uzlaşma duygusunu güçlendirirler. Bu mutlu günde birbirlerini affederler ve sıkıntıları unuturlar. Bayram gecesi Endonezyalı Müslümanlar sokağa çıkıp Allahu Ekberlerle,  davul ve müzik eşliğinde birbirlerini tebrik ederek Ramazan Bayramı'nın gelişini haber verirler.

Suudi Arabistan'ın Yemen'e saldırısından önce Yemen halkı  Ramazan bayramı namazını kıldıktan sonra  doğaya giderlerdi.  Ayrıca  Ramazan bayramı gelip çatmadan önce   yeni elbiseler alıp farklı yerli tatlılar pişirerek    Ramazan bayramını kutlarlardı.   Suriye'de de   bu bayramda özel yemekler ve tatlılar hazırlanır ve büyüklerin ziyaretine gidilir. 

Malezya'da ise bayramdan birkaç gün önce şehirler aydınlatılır ve süslenir. Ayrıca yeni kıyafetler satın alınır. Bayramdan önceki gece Malezyalılar, Hindistan cevizi sütünden pişirilmiş sığır eti ve tavuktan yapılan Rendang dahil olmak üzere özel geleneksel yiyecekler ve tatlılar hazırlarlar. Ayrıca hurma yaprakları ile sarılmış pirinçten yapılan "Topat" adlı bir yemek pişirip misafirlerini ağırlarlar. Tunuslu kadınlar da Ramazan Bayramı'nda "Al-Mukrud, Al-Garibe, Al-Baklava ve Al-Samsa" denilen tatlılar yaparlar. Pişmiş tatlıları özel tabaklara koyar ve ziyafete  gittiklerinde yanlarında tatlı tabaklarını ev sahibine götürürler. Bu günde tüm Müslümanlar, bayramın neşesi ve mutluluğunun yanı sıra Müslüman toplumunun çektiği acıları da hatırlarlar. Filistin, Yemen ve Nijerya Müslümanları ve zalimler tarafından zulme uğrayanların kurtuluşları için dua ederler.

İslam ülkelerinde, Ramazan Bayramı namazlarının görkemi gözler önüne serilip Allahu Ekber'in ferahlatıcı tekbirleri yankılanır. İbadet edenler, temiz ve güzel kokulu kıyafetlerle namaz kılınacak mekanlara hareket ederler ve namazdan önce ilâhi ayinleri gerçekleştirmek için namaz sıralarının yanına yerleştirilen özel kutulara fıtır zekâlarını atarlar. Allah, Ramazan Bayramı'nda Müslümanların varlığını saran sevinç ve mutluluk anlarında zekâtı zorunlu kılarak, onları diğer insanlara sempati duymaya çağırır ve onlardan muhtaçları ve fakirleri hatırlamalarını ister.

 Ramazan Bayramı'nda her Müslüman, zekât-ı fıtr ödeyerek, muhtaç ağabeyiyle el sıkışıyormuş gibi olur ve bayram neşesini ve tatlılığını Müslüman kardeşiyle paylaşır ve bir nebze bile olsa mağdur olanlara yardım eder.  Rivayetlere göre fıtır zekatı hem ödeyenin ruhunun temizliğine sebep olur, hem de toplumda ekonomik refaha sebep olur, ekonomik kalkınma ve ilerlemeye yol açar.

Kuran-ı Kerim'de de A'la suresinde  namaz kılınmadan önce zekatın ödenmesi  insanın iflahının nedenlerinden biri olarak tanıtılmıştır. 

Bu bağlamda  A'la suresinin  14'üncü ve 15'inci ayetinde şöyle buyrulmuştur: "  «قَدْ أَفْلَحَ مَنْ تَزَکَّى ، وَذَکَرَ اسْمَ رَبِّهِ فَصَلَّى /"

"﴾14-15﴿ Doğrusu arınan ve rabbinin adını anıp namaz kılan kurtuluşa ermiştir."

Fıtır zekatı ve genel olarak Müslümanların ödediği tüm zekatlar, yoksulluğu hafifletmenin yanı sıra, Müslümanların sağlık, tıbbi ve kültürel durumlarına dikkat etmek, gerçek borçluların borçlarını ödemek, bir cami, okul ve hastane inşa etmek ve diğerlerinin ihtiyaçlarını gidermek gibi başka amaçlara da sahiptir. 

Bayram neşesine ve mutluluğunu yaşadığımız sırada  , kulluk yoluna devam etme planlarını unutmamalıyız.  Ramazan ayında kazanılan dindarlığı, hazırlanmış ve arınmış kalplerini korumak isteyenler Ramazan Bayramı'nı bir yolculuğun sonu olarak değil, ruhta daha derin bir dönüşümün başlangıcı olarak görürler ve Ramazan günlerinde olduğu gibi Allah ile dostluklarını ve derin bağlarını sürdürürler.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei bu konuda şöyle diyor:  "Ebu Hamza Sumali duasında  Allah'tan  bizi tövbe makamına ve derecesine geri götürmesini, eğri yoldan, kötü amelden ve düşünceden, beğenilmeyen çirkin ahlaktan korumasını isteriz.  İlahi rahmet evine geri döndüğümüz zaman  Allahu Teala bizi kolları açık bir şekilde kucaklar ve bizi kabul eder.  Ramazan ayında doğal olarak mümin insan için  yaşanan bu geri dönüş fırsatını değerlendirin. "