Oct 07, 2019 20:46 Europe/Istanbul

Bu programda ağırlıklı olarak turizm ve istihdam arasındaki bağı ve bunun insanların geleceğindeki etkisini konu edineceğiz.

27 Eylül, dünya turizm günü olarak adlandırılmıştır. Bugünü yılın diğer günlerinden farklı kılan husus ise Kuzey Yarımküre'deki turizm mevsiminin sona ermesi ve Güney Yarımküre'deki bu sezonun başlamasıdır. Bundan dolayı birçok insan bugünlerde yolculuk planları yapmaktadır. 

Dünya Turizm Örgütü-UNWTO merkezi, İspanya'nın Madrid şehrinde yer almaktadır. Bu örgüt, Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nın turizm endüstrisini yönetmekle görevli kolu sayılır. Dünya Turizm Örgütü 1980 yılında 27 Eylül'ü dünya turizm günü olarak adlandırdı. 

Böyle bir günün belirlenmesinden güdülen hedef ise turizmin toplumsal rolü hususundaki küresel farkındalığın arttırılması, ayrıca turizmin dünyanın farklı ülkelerindeki kültürel, ekonomik, toplumsal ve siyasi değerlerinin üzerindeki etkisinin gösterilmesidir. 

Dünya Turizm Örgütü her yıl olduğu gibi 27 Eylül tarihinde gelecek yılın ev sahibi ülkesini tanıtarak gelecek yıl için belli bir slogan da seçiyor. Dünya Turizm Örgütünün seçtiği sloganların hepsi tüm dünya halkının ekonomik durumunun turizm aracılığı ile iyileştirilmesi doğrultusundadır. Bu çerçevede tüm üye ülkeler de belirlenen sloganın gerçekleşmesi için çaba göstermektedirler. 

Dünya Turizm Gününün 39'uncu yıldönümü etkinlikleri Hindistan ev sahipliğinde Yeni Delhi'de düzenleniyor. Dünya Turizm Örgütü ise 2019 yılının sloganını " Turizm ve İstihdam, Herkes için daha İyi Gelecek" olarak seçmiştir. Buna esasen Dünya Turizm Örgütü üye ülkeleri üç ana konuya odaklanmış bulunuyorlar. Eğitim, Teknik Öğretim ve istihdam! 

Sohbetimizin devamında turizm kavramı ve bu endüstrinin istihdam yaratmaktaki rolünü ele alacağız. 

Dünya Turizm Örgütü turizm ve turistler ile ilgili kapsamlı ve genel tanım yapmıştır. Bu tanıma göre turizm, eğlenme, ticaret ve diğer hedefler ile yolculuğa koyulmak ve ikamet ettiği mekanın dışından bir yıldan daha az bir süre için kalmak demektir. Turist ise en az bir geceyi genel veya özel bir konukta geçiren biridir. 

Dünyanın en çok para kazandıran üçüncü endüstrisi olarak bilinen turizm bugün de dünyanın farklı ülkeleri için istihdam yaratma ve gelir elde etmenin önemli kaynaklarından sayılır. 

Ortalama olarak yaklaşık 300 milyon kişi dünya çapında bu alanda faaliyet göstermektedirler. Bu oran ise dünyada her 10 meslekten birinin doğrudan veya dolaylı bir şekilde turizm sektörü ile ilişkili olduğunu gösteriyor. 

Kimi ülkelerde turizm sektörü, asıl gelir kaynağı olarak sayılmaktadır. Maldivler, Yunanistan, Seyşeller, Yeşil Burun Adaları ve Kamboçya gibi ülkelerin halkının yaklaşık yüzde 40'ı turizm üzerinden geçimlerini sağlıyorlar. Bu yüzden turizm sektörü kimi ülkeler için hayati önem taşımaktadır. 

Turizm kadınlar ve erkekler için en az eğitim ile kendi ve aileleri için gelir elde etmelerine imkan verir. Turizm alanındaki uzmanlık ise gelişmiş ve ileri teknolojilerinin mutlak şekilde bilinmesi demek değildir. 

Daha düşük eğitim seviyesine sahip olan kişiler bile kısa bir dönem eğitim ardından gereken sertifikaları elde ettikten sonra bu alanda faaliyetlerini başlatabilir. Turizm alanındaki faaliyet alanlarından, turizm acenteliği, otel işletmeciliği, operatörlük, tur rehberliği, halka ilişkiler sorumluluğu, çevirmenlik ve benzerine değinebiliriz. 

Dünyada turizm, turistin hedefi, mekanı ve zamanlamasına göre farklı türlere ayrılmaktadır. Böylece ekoturizm, iş turizmi, kültür turizmi, sağlık turizmi, tarihi turizm vb olarak turizm türlerinin medyana geldiği söylenebilir. 

İş turizmi, bir şirkette ya da işletmede, yöneticiler (yetkililer) için tamamen iş ile ilgili seyahatler veya bir seyahat acentesi tarafından düzenlenen özellikle iş amaçlı, iş grupları seyahatleri olarak ifade edilir.

Diğer turizm türleri arasında ise kaya tırmanışı, kürek sporu ve donanımsız doğa gezisi türleri olan maceracılık turizmine değinebiliriz. Kültür turizmi dediğimiz zaman ise müzelerin, fuarların ve kültürel mekanların ziyareti için çıkılan yolculuklar kastedilmektedir. Bunların yanı sıra yerli içecekler ve yiyeceklerin yenmesi veya spor yarışmalarının izlenmesi için yapılan yolculuklar da gastronomi ve spor turizmi olarak adlandırılırlar. 

İran, dünya çapında en önemli turistik konuma sahip olan ülkelerden biri sayılır. Turistlerin ilgisini çekenler İran'da bolca görülmektedir. Bunlar arasında doğal güzellikler, farklı iklim koşulları, kadim medeniyet ve kültür, antik ve İslami gelenekler ve adap, ayrıca eşsiz mimari tarza sahip eski binaları ve mekanlarına değinebiliriz. 

Kuşkusuz turizm büyük kar sağlayan bir endüstri olarak İran gibi bir ülkenin petrol gelirlerinin mükemmel bir alternatifidir. Bir diğer taraftan ise İran'daki turizm sektörünün el değmemiş kapasiteleri de gelecekte bu alanda büyük istihdam fırsatlarının yaratılacağı umudunu vermektedir. 

Bu yüzden İran, turizm sektörünü geliştirmek ve istihdam yaratmak amacı ile turizm sektöründeki birimleri arasında koordineli hareketi sağlamak için 2019 yılında Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları Örgütü'nü Bakanlığa dönüştürdü.  Bu ise İran'ın turizm sektöründe büyük bir gelişme sayılıyor. İran turizm sektöründe büyümek ve gelişmek için büyük bir kapasiteye sahiptir. Dünya Turizm Örgütü'nün raporuna göre İran tarihi ve antik cazibeler açısından dünyanın 10'uncu ve doğal cazibeler açısından da dünyanın 5'inci cazip ülkesidir. 

Son bir kaç yıl içerisinde İran'da, turizm sektörü ile ilgilenen kurumlar ve kuruluşlar da bu alandaki çabalarını kaça katlamışlardır. 

Çünkü İran'da herkes bu endüstrinin  petrol ihracatının yerine geçeceğini biliyor. Böylece İran gibi bir ülke petrole bağlılıktan da kurtulma şansı olacaktır. 

İran'daki turizm türlerinden bazıları daha fazla ilgi görmektedir. Bunlar arasında dini turizm, tarihi turizm, ekoturizm ve sağlık turizmidir. Bu alandaki cazibeler her yıl bir çok turisti kendine çekmektedir. 

İran'da çok ilgi gören turizm şekillerinden biri de ekoturizmdir. Yerli ve yabancı birçok turist her yıl ülkenin dört bir yanındaki doğal cazibeleri ziyaret için farklı bölgelere akın ediyor. 

Ekoturizm dendiği zaman doğaya, geçmişe ve belli bir ekosistemde yaşayan canlılara saygı göstermek akla gelir. İran'da bu turizm türünün gelişmesi için gerçekleştirilen değerli girişimlerden biri de bu alanda çalışan ve faaliyet gösterenlere verilen destektir. 

Bu turizm dalında önemli hususlardan biri de ekoturistik konutlardır. Bu konutları işletenler bölgenin doğal yapısının bir parçası sayılan tarihi ve eski binaları restore ederek yerli kadro ile turizm hizmetleri vermeye çalışıyorlar. 

İran genelinde 1500'ü aşkın ekoturistik konut mevcuttur. Bu sayı ise günden güne artmaktadır. Turizm sektöründe ekoturizme verilen önem ise  ülkenin farklı bölgelerinde yerli insanlar için istihdam fırsatı yaratılması ve onlar için gelir kaynağının sağlanmasına yol açacaktır. Böylece kırsal bölgede yaşayan yerliler de kendi tarihi yapıları, doğaları ve kültürel özelliklerini korumaya çalışıp böylece turistleri kendi bölgelerine çekmek isteyeceklerdir. 

Son yıllarda ülke çapında büyük bir ilgi duyan turizm dallarından biri de sağlık turizmidir. 

Bu turizm dalı tüm ülkeler için cezbettiği para yüzünden büyük önem taşımaktadır. İran ise tecrübeli, bilgili doktorlarının yanı sıra donanımlı hastaneleri ve altyapısı ile bu alanda başarılı bir performans çizmiştir. Böylece İran bölgede sağlık turizmi alanında bir odak haline gelmiştir. 

İran'da ilgi gören turizm türlerinden biri de dini turizmdir. İran eski zamanlardan beri İslam dini gibi ilahi dinlerin beşiği olduğundan dolayı İran'da bir çok dini mekan vardır. Bu doğrultuda birçok Müslüman ve gayrı Müslim bile dini mekanları ziyaret etmek için İran'ın farklı noktalarına yolculuk yapıp bunun yanı sıra İran'ın dini gelenekleri ve ritüelleri ile de tanışırlar. 

İşte İran'ın turizm sektörünün farklı alanlarındaki imkanları ve kapasiteleri, ülkenin yıllık olarak 2 ile 3 milyon yabancı turiste ev sahipliği yapacağını gösteriyor. Böylece Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları bakanlığının kurulması ile turizm sektörünün gelişme yolundaki engeller kaldırılmaya çalışılmaktadır. Gerçekte bu bakanlığın kurulması turizmin gelişmesi ardından da istihdam fırsatları yaratılarak yoksulluğun azaltılması hedefi doğrultusunda olmuştur. 

Görüşler