Oct 08, 2019 22:37 Europe/Istanbul

Bu sohbetimizde bu gensorunun nedenleri ve muhtemel sonuçlarını konu edineceğiz.

Amerika başkanı Donald Trump ister başkanlık seçim kampanyaları ister daha sonra Beyaz Saray'a ayak basmasının ardından sergilediği tavırlar ve davranışları ile her zaman eleştiri oklarına hedef olmuştur. Kimi zamanlar ise Trump'ın başkan olarak görev yapması bile sorgulanmaya başlamıştır. Şimdiye kadar ise Trump hakkında defalarca gensoru açılmak istenmiştir. Ancak bu girişimlerin hiçbiri sonuca varmamıştır. Daha önce ise Amerikan Demokratlar, Rusya'nın 2016 Amerikan başkanlık seçimlerine müdahale etmesini Trump hakkında gensoru açılma gerekçesi olarak göstermişlerdi.  Rusya'nın Amerika başkanlık seçimlerindeki muhtemel müdahalesi dosyasının savcısı Robert Mueller'in bu husustaki raporunun yayımlanmasının ardından bu gensoru alevleri yatıştı. 

Tabii bu olayın ardından da Trump karşıtı kesimler, onun kifayetsizliği, ahlaki ve mali yolsuzluğunu gerekçe göstererek Trump hakkında gen soru açılmasını istediler. Ağustos 2018'de Trump avukatı Micheal Cohen'in Amerika başkanlık seçimlerinde Karen McDougal ve Stormy Daniels adlı iki kadına sus payı vermesinin ifşa olunması ile Demokratların Trump hakkındaki gensoru baskısı da artmış oldu. Bu mesele ise Trump'ın sert tepkisine yol açtı. Bu doğrultuda Donald Trump şöyle bir vurguda bulundu: "İlişkiye girdiğim söylenen iki kadına verilen sus payı, seçim kampanyalarındaki kuralların ihlali sayılmıyor. Zaten bu para kendi cebimden verilen bir paradır. "  Gerçekte Donald Trump, hakkındaki gensoru girişimlerine tepki olarak her zaman hem suçlu hem güçlü olmak bağlamında bir tavır sergilemiş ve kendine saldıranlara sert bir dille karşılık vermeye çalışmıştır. 

Halihazırda ise Trump'ın Ukrayna cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy'i , Demokratların Amerika 2020 başkanlık adaylarından Joe Biden'in oğlu Hunter Biden hakkında bilgi edinmek için araması ve bu bilgileri başkanlık seçimlerinde suiistimal edeceği haberinin sızması ile Amerika temsilciler meclisi başkanının Trump hakkında gensoru açma sürecini başlatmasına yol açmıştır. 

Wall Street Journal ve diğer Amerikan haber kaynaklarının 20 Eylül Cuma raporlarına göre Trump Ukrayna Cumhurbaşkanı'ndan Biden ve oğlu hakkındaki mevcut ithamları araştırmasını istemiştir. Amerikan haber kaynaklarının bildirdiğine göre Biden, başkan yardımcılığı yaptığı dönemde Ukrayna'dan oğlunun da genel kurulu üyesi olduğu doğalgaz şirketi hakkındaki araştırmaları durdurmasını istemiş bunun gerçekleşmemesi halinde Ukrayna ile ilişkilerin kesileceği tehdidinde bulunmuştu. 

Trump'ın Ukrayna Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin son zamanlarda gerçekleşmesi ve de bu husustaki mevcut kanıtlardan dolayı Trump da artık bu konuyu inkar etmekten aciz kalmıştır. İşte böyle bir ortamda onun hakkında gensoru açılma ihtimali de zirveye taşınmıştır.

28 Eylül Çarşamba günü Beyaz Saray'ın Trump ve Zelenskiy arasındaki telefon görüşmesinin metnini yayınlaması ile bu konu tüm Amerikan medyasının gündemi haline geldi. 

Yayımlanan metin ise Trump'ın defalarca Ukrayna'ya baskı yaptığı ve Zelenskiy'den Biden ve oğlu hakkında araştırmalar yapmasını istediğini gösteriyor. 

30 dakika kadar süren bu telefon görüşmesinin bir bölümünde Trump Ukrayna Cumhurbaşkanına hitaben şöyle diyor:" Biden, herkese adli soruşturmaları durdurabildiğini söylemiştir. Bence bu çok büyük bir felaket. Sizden bu konunun araştırılmasını istiyorum. " Trump bu ifadelerinin ardından sözlerine şöyle açıklık getiriyor: "Biden oğlu ve Joe Biden'in kendisinin bu konu hakkındaki araştırmaları durdurması konusunda birçokları konuşmuştur. Çoğu insan bu konu hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyor. Sizin başsavcınız bu konuda bir girişimde bulunabilse mükemmel olur. "

Söylenenlere göre Trump 2020 başkanlık seçimleri rakibi Joe Biden'in oğlunun ticari ve mali yolsuzluklarını bir seçim kozuna dönüştürmek istiyormuş. 

Bunun yanı sıra kimi kayaklara göre Trump bu telefon görüşmesinden bir hafta önce de Kiyev hükümetine verilmesi gereken kredileri durdurmuş ve böylece Kiyev'i bu konu hakkında araştırma yapmaya zorlamak istemiştir. Bu çerçevede Trump'ın Ukrayna cumhurbaşkanı ile telefon görüşmesinin bir kaç gün öncesinde Ukrayna'ya verilan 400 milyon dolar kadar desteği durdurmasını söylemiştir. Demokratlar ise şimdi de Trump'ın bu yöndeki talimatlarını araştırmaktadırlar.  

Trump ve Zelenskiy'nin yaptığı telefon görüşmesi ise halihazırda Kongre ve Beyaz Saray arasında da ihtilafların oluşmasına neden olmuştur. Amerikan istihbarat teşkilatına bağlı ifşaatçı bir memur ise bir süre önce bu telefon görüşmesinin muhtevasını yayılmayarak Trump aleyhinde Amerika istihbarat teşkilatı başsavcısına şikayette bulunup Trump'ın Zelenskiy'den isteğinin kaygı verici olduğunu söylemişti. 

Amerika istihbarat teşkilatı baş savcılığı ise geçen hafta temsilciler meclisi istihbarat komitesi ile basına kapalı toplantısında bu ifşaatçı memur hakkında ve yaptığı şikayet konusunda bir bilgi vermemeyi tercih etti. 

Ancak temsilciler meclisi ve istihbarat komitesinin baskıları ile Trump hükümeti sonunda bu telefon görüşmesinin tam metnini ve yapılan şikayetin detaylarını kongreye sunmak zorunda kaldı. 

Temsilciler meclisi başkanı Nancy Pelosi ise bu olayların ardından Trump'ı iktidarı suiistimal etmek ve yabancı bir ülkeyi Amerika seçimlerine müdahil etmekle suçlayarak şöyle bir açıklamada bulundu: "Amerika başkanı Trump hakkında gensoru açma incelemeleri resmi olarak başlamış bulunuyor. "

Esasında Nancy Pelosi'nin Amerika dış siyaset alanındaki yıllarca birikimi göz önünde bulundurulduğunda onun bu gensoruyu tüm boyutları değerlendirerek açmak istediği söylenebilir. Gerçekte Pelosi, Trump ve Zelenskiy arasındaki telefon görüşmesinin detaylarından haberdar olarak bu konunun Trump hakkında gen soru açılmasına zemin oluşturduğunu belirtmiştir.

Aslında Trump'ın başkanlık döneminin son yılında en zor koşullar altında kaldığını söylemek mümkün. Böylece Trump'ın siyasi geleceği de iyice muğlaklaşmıştır. Böylece Nancy Pelosi temsilciler meclisindeki 6 komiteye muhtemel suçlar hakkında araştırmalar yapmaları talimatını vermiştir. 

Pelosi 24 Eylül Salı günü Demokrat temsilcilerin kapalı kapılar arkasında düzenlediği toplantıda Trump hakkındaki gensoru konulu araştırmaların resmi olarak başladığını açıkladı. 

Pelosi şöyle bir vurguda bulundu:  "Trump'ın girişimleri Amerika'nın ulusal güvenliğine zarar verip Amerika anayasasının da açık bir ihlali sayılıyor. Bizim başkanımız bu konuda cevap vermek zorundadır. Hiç kimse yasaların ötesine geçemez. Trump'ın girişimleri ise onun ulusal güvenlik ve seçim sürecine yönelik hain girişimler hakkındaki gerçeği yansıtıyor." 

Böylece Amerika Temsilciler Meclisi de Trump'ın Ukrayna cumhurbaşkanından Joe Biden'i lekelemek üzere araştırma yapmak istemesinden dolayı gensoru açılması konusunu daha ciddi bir şekilde ele alacaklardır. 

Trump hakkında gensoru açılması ihtimalini arttıran bir başka husus da kimi Cumhuriyetçilerin bile bu yöndeki çağrıları olmuştur. Cumhuriyetçilerin 2020 Amerika başkanlık seçimlerindeki üç adayından ikisi, Joe Walsh ve Bill Weld Salı günü yaptıkları tartışmada Trump hakkında gensoru açılmasını desteklediler. 

Massachusetts'in eski kaymakamı Weld bu hususta şöyle bir açıklama yaptı: "Trump'ın son girişimi, ihanet, rüşvet ve daha büyük suçların karışımıdır. " Weld sözlerine şunları da ekledi: "Açık olan husus, bu girişimin onun görevden alınması için geçerli bir kanıt olmasıdır. "

İlinois Eyaleti eski temsilcisi Walsh ise bu konu hakkında şöyle bir açıklamada bulundu: "Donald Trump layık biri değildir. Amerika başkanı hakkında hemen gensoru açılması gerekiyor. 

29 Eylül Perşembe günü, Trump hakkında gensoru açılmasından yana olan temsilciler meclisi üyelerinin sayısının 219 demokrat ve 1 de bağımsız temsilciye ulaştığı bildirildi. Böylece temsilciler meclisindeki gereken çoğunluk da elde edilmiş oldu. Böylece 435 kişilik Amerika yasama organının yarısından fazlası Trump hakkında gensoru açılmasını desteklemektedir. 

Aslında Amerika temsilciler meclisinin demokratlarının bu girişimi kongrede ve 2020 seçimlerinde büyük bir karşılaşmanın alevlerini körüklemiş olacaktır. 

Buna karşın Trump da sessiz kalmayıp temsilciler meclisindeki gensoru incelemelerine tepki göstermiştir. 

Trump Salı günü Nancy Pelosi'nin bu yöndeki kararını kınayarak bu girişimin siyasi olarak kendi lehine olacağını iddia etmiştir. 

Trump bu konu hakkında paylaştığı Tweet'inde gensoru girişimini aptalca bir girişim olarak nitelemiştir. Trump şöyle bir iddiada da bulundu: "Ülke en iyi şekilde bir performans çizdi. Şimdi de Pelosi'nin benim hakkımda gensoru açacağını duydum. Bu girişim süregelen afaki düşüncelerin devamı sayılır. Pelosi bunu yaparsa hepsine bu girişimin seçimlerde benim işime yaradığını göstereceğim. "

Trump, Zelenskiy ile yaptığı telefon görüşmesinin metni ifşa olunmadan önce Pelosi'nin gensoru sürecini nasıl yürüttüğüne şaşırdığını söylüyor. Ona göre bu telefon görüşmesi mükemmel bir görüşme idi. 

Buna rağmen Trump'ın bu yöndeki açıklamalarının hem suçlu hem güçlü çerçevesinde olduğu söylenebilir. Zaten Trump kendi sözleri ve açıklamalarını abartmak ve lafazanlık yapmakla bilinir. Trump ve Zelenskiy telefon görüşmesinin metninden de anlaşılacağı üzere Trump başkanlık seçimlerindeki rakibi Joe Biden'i devre dışı bırakmak istediği ortadadır. 

Trump hakkında gensoru açılması aslında onun yargılanması için zemin hazırlanması anlamına gelir. Amerika anayasasına göre, başkan, başkan yardımcısı ve diğer yetkililer, gensorunun ardından ülkeye ihanet, rüşvet alma ve devlet ile ilgili diğer suçlardan dolayı hüküm giyip görevden alınabilirler. 

Amerika'da gensoru süreci Temsiciler Meclisinden başlamalıdır. Bunun için temsilcilerin yüzde 50 artı bir oyu ile bu süreç başlatılabilir. Bu oy oranına ulaşıldıktan sonra ise Trump'ın Senato'daki yargılanma süreci başlayacaktır. Bu yargı sürecinde ise Senato temsilcilerinin üçte ikisi yani 67 temsilcinin oyu, başkanın görevden alınması için yeterlidir. 

Ancak Senato'da çoğunluk Cumhuriyetçiler elinde olduğundan dolayı Trump'ın görevden alınması için kimi Cumhuriyetçiler bile bu öneriye olumlu bakmaları gerekiyor. 

Halihazırda Senato'da 45 demokrat, 53 cumhuriyetçi ve 2 de bağımsız üye vardır. 

Buna rağmen mevcut durumda Kongre'deki Cumhuriyetçilerin bile kendi siyasi çıkarları yüzünden Trump'ı sorguya çekme niyetinde olmadığı anlaşılmaktadır. Çünkü Trump'ın bulunduğumuz dönemde gensoru ile uğraşması genel olarak Cumhuriyetçileri de 2020 seçimlerinde büyük bir hüsran ile karşı karşıya bırakacaktır. Böyle olursa zaten Cumhuriyetçiler toplumda da büyük bir oy kaybına ve taban kaybına uğrayacaktır. 

Görüşler