Mayıs 17, 2020 20:50 Europe/Istanbul
  • Sarı yelekliler hareketi -   5

Sarı yelekliler hareketi adını protestocuların giydiği ve Fransa trafik yasasına göre her araçta bulunması ve araç otobanlarda arıza yaptığında araç sahibinin güvenlik için üzerine giymesi gereken sarı yelekten alan alıyor.

Sarı yelekliler hareketi adlı protestocular yakıt fiyatlarının artışına itiraz etmek ve böylece Emanuel Macron yönetiminin kararından duydukları öfkeyi göstermek için bu simgesel giysiyi kullandılar.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un vergi politikalarına yönelik kendiliğinden gelişen itiraz fısıltıları Ekim 2018’in sonlarından itibaren sosyal paylaşım sitelerinde duyuldu ve 17 Kasım 2018’de Fransa genelinde kentlerin ana meydanları ve büyük caddelerinde toplanmakla eylem şeklinde başladı.

İlk itiraz hareketi 17 Kasım’da 282 bin kişinin katılımı ve otobanların kapatılması ile başladı. Sarı yelekliler hareketinin ilk Cumartesi günü Emanuel Macron’un vergi politikalarına ilk protesto eylemi 1 ölü ve 106 yaralı geride bıraktı. Yaralanmaların çeşitli sebepleri vardı ve polis gücü ile çatışmaktan trafik kazasına kadar birçok gerekçe ortaya atıldı.

Tahran üniversitesi öğretim üyesi Dr. Hadi Devletabadi  bu konuda şöyle diyor: Macron ilkin Sarı yelekliler hareketi karşısında sustu. Macron 27 Kasım 2018’de yine geri adım atmaya yanaşmadı ve milli tartışmaya açılmasını umut etti. 4 Aralık 2018’de itirazlar ve şiddetin artması üzerine Macron yönetimi vergi artışı altı ay askıya alındığını duyurdu, fakat kararı tamamen kaldırmadı. Macron yönetimi 5 Aralık 2018’de 2019 yılında vergi artışı kararından tamamen vazgeçildiğini açıkladı. Buna karşın Macron aynı gün yaptığı açıklamada, servete vergi uygulanmayacağını da ilan etti.

8 Aralık 2018’de Macron yönetiminin halkı sukünete davet etmesi ve Fransa polisi zırhlı araçlarla Paris caddelerinde bulunmasına karşın Sarı yelekliler hareketi bir kez daha protesto eylemi düzenledi. Hükümet Eyfel kulesini, Luvr müzesini ve ayrıca 36 metro istasyonunu güvenlik tedbirleri çerçevesinde kapattı. Bu gelişmeler Macron’un yeni önerileri gündeme getirmesine yol açtı. Macron 10 Aralık 2018’de asgari ücrete 100 avro eklendiğini, fazla mesai ücretine verginin kaldırıldığını ve 2 bin avrodan daha az emekli maaşı alanlardan kamu giderlerine katılım vergisi da alınmayacağını açıkladı. Bu kararlar Fransa yönetimine 10 milyar avro bedel yüklüyordu.

Ancak Odoxa anket kurumunun 11 Aralık 2018’de yaptığı anketin sonuçları Fransa halkının yüzde 59 kadarı Cumhurbaşkanı Macron’un sözlerinden ikna olmadıklarını ortaya koydu. Gerçi anket sonuçları bir ölçüde halkın Macron’un tutumunu Sarı yelekliler hareketi başladığı ilk günkü tutumuna göre değiştirmesinden memnun olduğunu da gösterdi.

Macron’un yeni tedbirlerinin ardından 15 Aralık 2018 protesto eylemleri daha sakin geçti, üstelik katılımcı sayısı da azalmıştı.

Fransa İçişleri bakanlığı 18 Aralık 2018’de polis gücünün maaşına zam yapılmasını kabul etti. 21 Aralık 2018’de parlamento Macron’un programlarına evet dedi. Fransa Başbakanı Édouard Philippe (Edvar Filip) 7 Ocak 2019’de protesto eylemleri sırasında düzen ve güvenliği takviye etme bağlamında yeni bir yasadan söz etti. Bu yasanın açıklanması Sarı yelekliler hareketinin 12 Ocak 2019’de protesto eyleminin Fransa genelinde ve 84 bin kişinin katılımı ile düzenlenmesine sebebiyet verdi. Birçok muhabir protesto eylemi sırasında darp edildi.

Fransa yönetiminin 23 Ocak tarihinde protestoculara karşı flash ball silahı kullanma kararı büyük tepkilere yol açtı; zira bu silah protestoculara ağır zararlar veriyordu. Böylece Sarı yelekliler hareketinin başladığı günden 2 Şubat 2019’a yani Sarı yelekliler hareketinin 12 Cumartesi eylemine kadar yaralı sayısı 2 bine ulaştı. Fransa İçişleri Bakanlığı’nın resmi verilerine göre, Sarı yelekliler hareketinin protesto eyleminin 13. haftasında Fransa polisinin orantısız güç kullanması ve protestoculara karşı el bombası atması protestoculardan birinin kolunun bilekten kopmasına yol açtı, ayrıca eylem sırasında Fransa polisine ait araçlar başta olmak üzere çok sayıda araç ateşe verildi. Fransa İçişleri Bakanlığı 14. haftada Sarı yelekliler hareketinin protesto eylemine katılanların sayısını 41 bin olarak tahmin etti.

Sarı yelekliler hareketi Cumartesi günleri düzenlediği protestoların 18. Haftasında bir açıklama yaparak, artık milli diyalog konusu sona erdiğini ve Sarı yelekliler hareketi dört ay süren itirazların ardından uyarı niteliğinde tekrar bir araya geldiğini duyurdu.

Haber ajansları bazı protestocuların polis gücü ve sermaye düzeni aleyhtarı sloganlar attığını yazdı. Sarı yelekliler hareketinin 18. hafta protesto eylemlerinin ardından Fransa yönetimi protesto eylemi düzenlemek için yeni bir genelge yayımladı. Yeni genelgede Fransa hükümetinin kararı gereği, protesto eylemlerine radikal unsurların katılması devam ettiği takdirde Sarı yelekliler hareketinin ünlü Şanzelize caddesi başta olmak üzere Fransa’nın bazı önemli caddelerinde eylem yapmaları yasaklanacağı belirtildi.

Fransa Başbakanı Edvar Filip ayrıca bir konuşma yaparak, protesto eylemlerine katılmaları yasaklananların para cezası arttırıldığını belirtti. Fransız Başbakan açıklamasında bu ceza 38 avrodan 135 avroya yükseltileceğini kaydetti. Ancak Emanuel Macron yönetiminin tehditleri Sarı yelekliler hareketini ve Fransızların taleplerini dile getirmelerini engelleyemedi. Ancak bu durum aynı zamanda polis gücünün daha fazla şiddet uygulamasına yol açtı. Nitekim polis gücü Sarı yelekliler hareketinin eylemlerinin 22. haftasında Toulouse kentinde protestocuları dağıtmak için göz yaşartıcı bomba ve zırhlı araç kullandı.

Sarı yelekliler hareketinin düzenlediği protesto eylemlerinin 22.haftasında işçilerin maaşına zam yapılmasını savunan ve sosyal demokrat partinin milletvekillerinden biri olan Jean Luc melenchon ve yine Teslim olmayan Fransa partisinden bazı milletvekilleri Parisli protestoculara katılarak Fransız vatandaşların genel özgürlükleri ve protesto gösterisi düzenleme hakkını savundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron 25 Nisan 2019’da bir basın toplantısı düzenleyerek gazetecilerin karşısına çıktı ve Fransız Sarı yelekliler hareketinin itirazlarına karşılık vermek üzere çözüm yollarından söz etti. Yalnız başına ailesine bakmakla yükümlü olan annelere destek ve bu kesimin istihdam şartlarını iyileştirmek, 2 bin avrodan daha az emekli maaşı alanların maaş durumunu gözden geçirecek bir sistemi başlatmak, kırsal alanlarda okulların ve hastanelerin kapatılmaması, Macron’un Sarı yelekliler krizinden çıkış için ileri sürdüğü programlardan bazılarıydı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron basın toplantısında eşitsizlik tarışmasına vurgu yaparak, gerçek eşitsizlik vergi sisteminde değil, şansta eşitsizlikte olduğunu belirtti. Macron’un önerdiği çözüm yolu Fransa da Finlandiya gibi çocukların eğitimi üzerinde büyük yatırım yapmak ve böylece eğitim aracılığı ile herkese eşit fırsat sunmaktan ibaretti. Macron ayrıca şayesteliğe inandığını ileri sürdü. Oysa Fransa’da bir işçi ailesinden olan herhangi bir vatandaş, elik kesime mensup olan birine kıyasla ülkenin seçkin üniversitelerinden yararlanamıyor.

Ancak Macron’un tüm vaatlerine rağmen Sarı yelekliler hareketinin 24. hafta protesto eylemleri 27 Nisan tarihinde düzenlendi. Elabe anket kurumunun yaptığı ankete göre, Macron’un Sarı yelekliler hareketi krizinden çıkış için Nisan ayında düzenlediği basın toplantısı Fransızların yüzde 56 kadarını ikna edememişti. Buna karşın Macron’un açıklamalarında gündeme getirdiği bazı politikaları Fransa halkı tarafından onaylanmıştı. Yine ankete katılanların yüzde 78 kadarı Macron’un Sarı yelekliler hareketi krizinden çıkış için verdiği sözleri uygun telakki etmedi. Yine yüzde 77 de Macron’un açıkladığı programların Sarı yelekliler hareketinin taleplerinin karşılığı olamayacağını belirtti.

Elabe anket kurumunun anketine katılanların yüzde 63 kadarı Cumhurbaşkanı Macron’un gelir vergisini düşürme vaadine rağmen bu konuda ciddi iradesi olmadığına inandığını söyledi.

Sarı yelekliler hareketinin 26. haftada ve hareket başladığı altı ay sonra düzenlediği protesto eyleminde protestocular yoğun katılımlı eylem yapmaya çalıştı. Protestocular, ancak bunca geniş itirazlara rağmen kabul edilebilir sonuçlar elde edemediklerini de itiraf ediyordu.

Fransız gazeteci Jade Toossay’ın raporuna göre, Sarı yelekliler hareketinin 30. hafta düzenlediği Paris çevresindeki eyleme sadece 1000 kişi katıldı ve polis gücünün şiddet uygulaması da devam etti.

Yine bir başka Fransız gazeteci Claire Terve’nin raporuna göre, 22 Haziran 2019’da itirazların 32. haftasında düzenlenen protesto eyleminde protestocular eylemlerin başladığı ilk günlerde olduğu gibi yolları ve bir limanı kapattılar. Bu haftada Fransa polisinin uyguladığı şiddet yine medyaya yansıdı ve bu durum Fransa çevresini savunan Yeşiller partisi liderlerinden David Cormand’ın itirazına yol açtı. Cormand bu tür şiddet içerikli haksız davranışlar Fransa demokrasisi için çok tehlikeli olduğunu ve korkunç bir hata sayılacağını belirtti.

Sarı yelekliler hareketinin 34. hafta eylemi 6 Temmuz 2019’da düzenlendi. Bu günde yine Fransa’nın çeşitli kentleri polis gücünün orantısız güç kullanması e Macron’un politikalarına itiraz hareketine sahne oldu. Bu arada Fransa polisi protestocuların ünlü Şanzelize caddesine girmelerini yasaklamıştı.

Sarı yelekliler hareketi adlı protestocular başlattıkları itiraz hareketinin 35. Cumartesi günü olan 13 Temmuz 2019’da yeniden büyük yürüyüşleri düzenlemekte kararlı olduklarını ilan ettiler. Bu konu Fransa güvenlik servislerini kaygılandırdı, zira protestocular 14 Temmuz milli bayramda düzenlenen geçit törenini bozmak istiyordu. Yine Sarı yelekliler hareketinin Jerome Rodrigues gibi bazı ünlü simalarının sorgulandığı haberi, twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde protestocuları kaygılandırmaya başladı.

Fransa polisi protestocuları Zafer anıtı etrafından dağıtmak için çok miktarda göz yaşartıcı gaz kullandı. Bu sürecin devamında ve Fransa polisi protestoculara karşı orantısız güç kullanmayı arttırmasının ardından Sarı yelekliler hareketinin 36. hafta eylemleri daha da gergin geçti. Sarı yelekliler hareketi güvenlik güçlerinin şiddet uygulamasını bazı kentlerde düzenlediği protesto eylemlerinde dile getirdi. Sarı yelekliler hareketinin 20 Temmuz’da düzenledikleri haftalık yürüyüşleri, ezilen adalet ve hakkı talep edenler cemiyeti ile birlikte düzenlendi ve hep birlikte Fransa polisinin şiddet uygulamasını durdurmasını istediler. Bu eyleme Fransa’nın bazı insan hakları örgütleri de katıldı.

Sarı yelekliler hareketi 17 Kasım 2019’da bir yaşını doldurdu. Hareketin 52.haftasında yine Fransızlar sokaklara dökülerek eylem yaptı, ki bu da talepleri yerine getirilmediğini gösteriyordu.

İlginçtir ki bir yılın ardından, bu hareketin üyeleri tüm engebeli sürecine karşın Macron yönetiminden toplumun zayıf kesiminin ihtiyaçlarını gözetlemesini istiyordu. Gerçi Macron’un bir kaç konuşması ve Sarı yelekliler hareketine bazı vaatlerde bulunması protestocuların öfkesini bir nebze olsun hafiflettiği de anlaşılıyordu. Ama yine de bu hareketin üyeleri Macron yönetimi onlara karşı dikta bir tavır takındığına ve protestoculara karşı zora başvurduğuna inanıyor.

Gerçi son günlerde korona virüs salgını Sarı yelekliler hareketini etkiledi, ancak görünen o ki bu hareket Fransa’ya hakim olan adaletsiz ve eşitlikten anlamayan düzene karşı bir simge haline geldi ve yeni itiraz hareketleri tetikleyebileceğinden söz ediliyor. Gerçekte Sarı yelekliler hareketi yeni sosyal hareketlerin en bariz örneği olarak çok esnek olduğu anlaşılıyor ve sadece Fransa’da eşitsizliklere karşı bir itiraz hareketi nitelenmemesi gerekiyor. Her halükarda bu hareket korona virüs salgını gibi etkenlerden etkilenmesine rağmen son bulduğu söylenemez.

Görüşler